Kurucu Meclis, Halk ittifakı ve HDP

Mehmet Özgen

23 Eylül 2021
Kurucu Meclis, Halk ittifakı ve HDP

Bugün bizde 2001’in Arjantin durumu yok; mafyala?m?? fa?ist bir rejim var. Bu nedenle, böyle bir otokratik rejimin cenderesindeki bir ülkede Kurucu Meclis, sadece bir anayasa yap?m yöntemi olamaz. Ülkenin ve toplumun yeniden-kurulu?a ihtiyac? var ve Kurucu Meclis, bu yeniden kurulu? için Kurucu irade olarak rol oynamal?d?r. Evet, t?pk? Kurtulu? sava??ndaki I. Meclis gibi. Ama yeni ve e?itlikçi demokratik bir cumhuriyet kurmak için.

?ili’de halk, referandumla anayasa yap?m yöntemi olarak Kurucu Meclisi yetkilendirdi. Bu konu üzerine yeniden* yazmay? dü?ünmü?tüm. Ama ülkede yang?n ve sel felaketleri gündemi belirledi. HDP e? genel ba?kan? Mithat Sancar’?n ?ndependent-Türkçe’deki röportaj?n? okuyunca yazmaya koyuldum. 

Sancar ‘?unlar? söylüyor: 

’Düzenin de?i?mesi gerekti?i gerçe?ini ?skalayan restorasyon politikalar?n? do?ru bulmuyoruz. Yani mevcut iktidar?n bütün bu yanl??lar?n?, bilinçli rant ve talan politikalar?n?, devasa sömürü çark?n? ve bask? siyasetini ele?tirirken bunlar? sürekli yeniden üreten düzenin de gözden kaç?r?lmamas? gerekti?ini söylüyoruz. ‘Devletçi yenilenmeye de?il, halkç? bir yönetimin in?as?na ihtiyaç var’ derken, bunlar? kastediyoruz.’’

Parlamenter sistemin Türkiye'nin sorunlar?n?n çözümünde tek ba??na mutlak bir reçete gibi alg?lamas?n? da yanl?? buluyoruz.  "Güçlü demokrasi", ayn? zamanda yerel demokrasiyi de gerektirir. Yerel demokrasiden kast?m?z da kuvvetler ayr?l???n?n yerele do?ru geni?letilmesi, yani yerel yönetimlere yetki ve kaynak devrinin güvence alt?na al?nmas?d?r. Yerel demokrasiyi, sadece Kürt Sorunuyla s?n?rl? bir öneri olarak de?il, genel bir sistem veya model önerisi olarak ele al?yoruz. 

Türkiye'de toplumun kendi anayasas?n?, kendi sözle?mesini yapt??? bir dönem hiç ya?anmad?. Yeni bir ba?lang?ç iradesine en uygun yöntemin "kurucu meclis modeli" oldu?unu dü?ünüyorum’’ (1)

Sancar’?n ortaya koydu?u düzen- kar??t? anlay?? ve bu çerçevede genel ve yerel boyutuyla ‘’halkç? bir yönetim’’ in?as? olarak demokrasiyi ele almas? ileri bir ad?md?r. Ertu?rul Kürkçü’nün hararetli bir tart??ma için ‘yan?c? maddeyi’ sa?layan bu tespitlerin tart???lmamas?n?, Marx’?n Kapital’in tart???lmamas?na ili?kin söyledi?i ‘’susu? komplosu’’yla k?yaslamas? mübala?a olabilir ama özünde do?rudur. (2) Fakat b?rakal?m ‘uzman-gazeteci kalabal???n?’, solun kendi içinde bile üretilen fikirlere kar?? böyle bir yoksayma, susma anlay??? yerle?ik de?il midir?

 *

Bu yaz?da, Sancar’?n HDP E? genel ba?kan? olarak gündeme getirmi? olmas?n? olumlu kar??lamakla birlikte, Kurucu Meclisi sadece bir anayasa yap?m yöntemi olarak de?il, bir politik stratejinin hem taktik bir arac? hem de kurucu bir iradenin biçimi olarak ele al?yorum.

TAR?H MÜMKÜN-OLAN ?Ç?N VER?LEN KAVGA ?LE YAPILIR

CHP lideri her f?rsatta ‘devlet yönetilemiyor, savruluyor, dostlar?m?zla biz daha iyi yönetiriz’ diyor. Mücadele hatt?n? bu tespit üzerine kuruyor. Temmuz darbesi, 2017 referandumu, Cumhurba?kanl??? hükümet sistemiyle siyasal düzeyde ba? gösteren, ekonomik çökü?le derinle?en ve ?imdi toplumsal çürümeye do?ru giden çok katl? bir kriiz var. Sosyalist sol aç?s?ndan, ‘hay?r, mesele daha iyi yada daha kötü yönetmek de?ildir’ diyememek, egemenlik sisteminde, devlette ve toplumda depreme yol açan böyle bir kriz kar??s?nda ve tehlike kadar imkan? da içermesine kar??n devrimci durum tespitlerini hat?rlamamak büyük bir çeli?kidir.

Durum analizleri yap?l?yor ama yetmez. Marksist dü?ünür Ernst Bloch’un söyledi?i gibi, ‘’verili ko?ullar?n analizi bir görü? sahas? sunar, ancak ufku s?n?rlay?c? bir ufuktur. Fakat bununla birlikte, imkan dahilinde olan?n ara?t?r?lmas? ise Mümkün Olan’a gider’’. Tarih i?te bu somut imkanlar? fiilile?tirmek için, ya da Mümkün-olan için verilen kavga ile yap?l?r.

‘Ba?ka bir dünya mümkün’. Evet, ama böyle bir dünya ancak biz onu kurmaya karar verip harekete geçersek, mümkün olan? gerçekle?tirecek alternatifi, araçlar?, eylemi ortaya koyarsak mümkün. Topluma kurtulu? ve yeniden-kurulu? alternatifi sunmak, verili durumda e?itlikçi-laik demokratik halk cumhuriyetini somut bir alternatif haline getirmek.. Onlar?n 2023 hedefinin, Birle?ik ?slam Devletleri ad? alt?nda kurulmak istenen ortaça? kalesinin kar??s?na tam da bunu koymal?y?z. 

?deolojik, siyasal, sosyal ve kültürel boyutlar?yla, ya?am?n tüm alanlar?n? ku?atan bir paradigma de?i?iminin radikal sonuçlara, yani toplumsal formasyonun nas?l biçimlenece?ini tayin edecek bir e?i?e gelmi? bulunmaktay?z. Bu noktada öznel iradenin, yani sosyalist, sosyal demokrat, ilerici, yurtsever, e?itlikçi-özgürlükçü bir cumhuriyetten yana olan politik öncülerin ataca?? ad?mlar, tarihin ak?? yönünü belirleyecek. Özcesi, as?l mesele, esas olarak öznel iradenin ortaya ç?kmas?d?r.

EGEMEN PARAD?GMADAN KOPMAK

‘Gezi ?syan?’n?n birinci y?ldönümünde ?u analizi yapm??t?m: ’Geziden önce, genel olarak, toplumda var olan çeli?kiler, eski anlay??lar?n, çat??an paradigmalar?n bask?s? alt?ndayd?. 1. kat?-determinist modernizm ve 2. Modernizmin özgürlükçü içerimlerini topyekün reddeden siyasal islam. ?lki genel olarak iflas etmi?ti, 2.s? o iflas? sömürerek, geçmi?e dönük bir ütopyan?n (asr-? saadet’in) tahrifi üzerinden küresel kapitalizme eklemlenerek kendini kurdu.. Modernizmin özgürlükçü içerimlerini tümüyle yads?rken, onun (genel olarak kemalizm diye ifade edilen) pozitivist akl?n?n bask?c? yönlerine –liberalleri yedekleyerek- direni? potansiyellerini ve e?ilimini kulland?. Haziran direni?i i?te bu iki paradigman?n sonunu getirdi. Sonunu getirirken 3.cu bir paradigman?n, alternatifin ipuçlar?n? da ortaya koydu. Kökleri modernizmde ama onun ufkunu a?an bir paradigman?n. ?nsan?n do?a ile uyum içinde özgürle?mesidir bu.’’ (3) 

Erdo?an ve AKP, Gezi isyan?n?n bu potansiyelini kar??- paradigma olarak fark etti ki, ‘sosyal-kültürel alan üzerinde hakimiyet kuramad?k’ özele?tirisi ile birlikte hala bu fark?ndal?kla gezi korkusunu dile getiriyor. Gerçek ?udur ki, AKP’yi iktidarda tutan iç ve d?? dinamikler aras?ndaki uyum, 2013’ten, yani Gezi direni?inden itibaren h?zla bozulmu?tur. Ama solun, genel olarak, e? düzeyde bir fark?ndal?kla bir hareket tarzi geli?tirdi?ine dair henüz ortada kayda de?er bir belirti yok.. Oyun Erdo?an ve Cumhur ittifak?n?n belirledi?i sahada oynan?yor. Sahan?n d???na ç?k?lm??sa da, bu, sel ve yang?n felaketlerinin, (Peker ve Bayraktar örnekleri gibi) içerden çözülmelerin sayesinde oluyor.

Paradigma de?i?imi devrimci bir s?çramay? içerir. Marx ya da Lenin’e de?il, bir bilim felsefecisine müracaat edelim. Thomas Khun bilimsel devrimlerle siyasal devrimler aras?nda ko?utluk kurarak ?öyle der: ‘’gerek siyasi gerek bilimsel geli?mede devrimin önko?ulu, düzenin bunal?ma varan ölçüde i?lerli?ini yitirdi?ini haber veren belirtilerin alg?lanmas?d?r.’’(4)

Ancak bu alg?lama, salt alg?lama olarak kal?rsa, bu durumda siyaset, konjonktürün sadece tehlike boyutuna tepki olarak kendisini d??a vurabilir. Oysa devrimci siyaset, tehlikeyi alg?lad??? kadar, imkan? da kavramal? ve alternatif bir formülasyon ortaya koymal?d?r.

Bugün bir halk devrimi stratejisi izlemeden ne demokratik bir anayasa yap?labilir, ne de demokrasi kazan?l?r.

ANAYASA ve  KURUCU MECL?S

Anayasalar devrim ve kar??-devrimlerin sonucu ya da derin siyasal kriz dönemlerinde gündeme geliyor.. Yeni bir s?n?f egemenli?inin siyasi ve ideolojik örgütü AKP varolan demokrasiyi kullanarak iktidar oldu; iktidar?n? bir postmodern kar??-devrim süreci olarak sürdürdü. Gezi isyan? ile birlikte, egemenli?ini, anayasa ve yasalar? çi?neyerek, yani diktatörce yürütmeye ba?lad?. Cumhurba?kanl???n? diktatörce ve hatta terörist yöntemlerin bir arac? olarak kulland?. ?imdi geldikleri nokta bu kar??-devrimi, dolay?s?yla yeni s?n?f egemenli?ini güvence alt?na alma a?amas?d?r. Bir ba?ka deyi?le, diktatörce kurulan bir s?n?f egemenli?ini, sosyo-ekonomik ve kültürel, siyasi ve ideolojik düzeyleriyle dengeli ve kal?c? hale getirmektir. Bunu onaylatmaya yarayacak kurallar bütünlü?ü olarak yeni bir anayasa ihtiyac? bunun için. Yani Cumhur ?ttifak?n?n anayasa haz?rl??? fiilen kurulan bir diktatörlü?e, siyasal-?slamc? totaliter bir rejime anayasal k?l?f geçirmek içindir.. Dolay?s?yla, buna herhangi bir ?ekilde angaje olmak, ona hizmet eder.

Türkiye’nin idari yap?s? zaten demokrasinin geli?mesine izin vermeyen merkeziyetçi bir yap?dayd?. Kürt sorunu onu de?i?meye zorlayan en ba?at etken oldu. Ba?kanl?k sisteminin uygulanmas?yla da mutlakiyetçi bir karakter kazand?.. Fa?ist rejim, eski burjuva ve toplum ve devlet düzenini alttan oyarak felç etti. Düzeni ayakta tutan fiilen Cumhurba?kanl??? hükümet sistemi denen tek-adam yönetimidir. Bu düzeni y?k?p demokratik cumhuriyeti kuracak toplumsal ve siyasal güçler yeni bir toplum sözle?mesine, dolay?s?yla yeni bir anayasaya ihtiyaç duyacaklard?r.. Ancak bunu kurucu bir irade yapar.. Yani Kurucu Meclis yapar. ?u anki parlamento böyle bir anayasa yapamaz, bu ko?ullarda olas? yeni bir erken seçimle gelecek bir parlamento da yapamaz. 

KURUCU MECL?S VE GEÇ?? TALEPLER?

Soyut bir ‘devrim’ laf? ile yola ç?kal?m demiyorum elbette. Demokratik Cumhuriyeti hedefliyorsak, bu, halk devrimi stratejisi içinde kurucu bir iradeyi gerektirir ve bu da Kurucu Meclis olabilir. Halk s?n?flar?n?n temsilcilerinden olu?an, dolay?s?yla, a?a??dan yukar?ya do?ru kurulan bir meclis. Mahallelerde demokratik savunma / direni? komitelerinden halk meclislerine yükselen bir örgütlenme.

Bugünkü ko?ullarda, Kurucu Meclis slogan?yla demokratik bir cumhuriyet için kitleleri seferber etmek mümkündür. Cephe örgütlenmesi böyle bir somut amaçla tan?mland??? zaman h?z ve anlam kazan?r. Çünkü salt zorunlulu?un bilinciyle de?il, Mümkün olan’?n bilinciyle örgütlenecektir. Kitlelere somut bir hedef gösterecektir. Mümkün olan?n bilinci ve prati?i ise süreci devrimcile?tirir.

Bu itibarla söyleyebiliriz ki, demokrasi cephesi ça?r?lar?n?n pratikle?ememesinin bir nedeni paradigmatik bir kopu?u tasarlamamak ise, -ki bu, devrim ufkunu yitirmek demektir- di?eri de buna ba?l? olarak, bu ça?r?lar?n somut bir hedeften yoksunlu?udur. Esasen tehlike çan? çalmaktan ba?ka bir anlam ifade etmemelerinin nedeni budur. ?u haliyle sol, genel olarak, düzen s?n?rlar? içinde muhalefet eden bir güç konumundad?r ve bu ayn? zamanda onun güçsüzlü?ünün de nedenidir.

Esas olarak sol, sosyalist ve demokrat hareketlerin öncelikli inisiyatif almas? gereken cephe örgütlenmesi, ?artlara göre, Kurucu Meclis slogan?n? kitle seferberli?ine dayal? halk devrimi için bir taktik olarak savunmay? elden b?rakmaks?z?n, bu Meclis’in, barajlar?n ortadan kald?r?ld???, e?it propaganda imkanlar?n?n sa?land??? parlamenter bir seçimle olu?turulmas? da bir seçenektir. Bu ?ekilde seçilecek temsilciler, toplumun temel sorunlar?n? demokratik, laik, sosyal, e?itlikçi bir cumhuriyetin kurumlar?n? olu?turmak ve devleti buna göre eril karakterinden de ar?nd?r?l?p biçimlendirmek göreviyle yüklü Kurucu Meclisi olu?turur. Bu meclisin yapaca?? anayasa ile Demokratik Cumhuriyetin ana sütunlar? belirlenir. Meclisin içinden nisbi temsile göre belirlenecek devrimci geçici hükümet, Kurucu meclisin kararlar?n? hayata geçirir. Yani kitleleri seferber ederek referandumla yetkilendirilecek bir Kurucu Meclis, salt bir anayasa yap?m?n? de?il, radikal tedbirleri alacak, halk?n, emekçilerin, kad?nlar?n acil taleplerini gerçekle?tirecek bir hükümeti de içermelidir.

Bu nedenle, demokratik bir cumhuriyet için Kurucu Meclis slogan?, cephenin ön ko?ulu olan demokratik ve anti-kapitalist içerikli bir geçi? program?’na dayanmal?d?r. Yani geçi? program?, cephenin önko?uludur. Siyasi hareketlerin anla?ma zemini budur. Bu program?n ana talepleri ?unlar olabilir: 

Bir suç örgütü haline gelen Erdo?an rejiminin bir sava? suçlusu ve i?galci olarak yarg?lanmas?, kendisi, ailesi ve avanesinin edindi?i servetin kamula?t?r?lmas?; i?gal edilen Suriye topraklar?ndan derhal çekilinmesi; bütün katliamlar?n ve siyasi cinayetlerin hesab?n?n sorulmas?, Kürt sorununun demokratik ve e?itlikçi çözümü, koruculu?un kald?r?lmas?; bütün inanç biçimlerinin e?itli?ini sa?layan özgürlükçü laiklik; paras?z-bilimsel e?itim ve akademik özerklik; sendikal örgütlenme ve grev özgürlü?ü, haftal?k çal??ma süresinin 35 saate indirilmesi; özelle?tirilen kamu i?letmelerinin yeniden kamu ve çal??anlar?n denetimine verilmesi; soygun-yolsuzluk-mafyatik düzen ve rü?vet çark? içinde edinilen sermayenin kamula?t?r?lmas?; kad?na yönelik ?iddeti ortadan kald?ran ve özgürlü?ünü geli?tiren politikalar; do?a ve çevrenin sermayenin tahakkümünden ve tahribinden korunmas?, yasad??? olarak i?gal edilen S?T alanlar?n?n geri al?nmas?; seçim barajlar?n?n tümüyle kald?r?lmas?; suç örgütleri haline gelen M?T ve Özel Harekat gibi bütün devlet ayg?tlar?n?n la?vedilmesi; islamc?la?t?r?lan ordunun demokratik bir halk ordusu anlay??? ile yeniden in?a edilmesi; s???nmac? ve göçmenlere e?it haklar verilmesi; bütün devlet ayg?tlar?n?n emekçi s?n?flar?n ç?karlar?yla uyumlu demokratik yeniden in?as?; ba??ms?z ve adil yarg?; gericili?i örgütleyen Diyanet'in kapat?lmas?; iç sava? tehlikesine, cihadç?-paramiliter örgütlere kar?? halk?n güvenli?i için demokratik savunma komitelerinin kurulmas?.. 

KÜRT HAREKET? ve HDP

Ulusal demokratik Kürt hareketi uzun bir zamand?r demokratik özerklik-demokratik cumhuriyet formülasyonunu savundu.. HDP bu formülasyonu içererek, ilerici kürt hareketi ile, demokrat müslümanlarla, ilerici Alevilerle, sosyalistlerle ittifak temelinde bir Türkiye partisi olarak kuruldu. ?çerisinde be? sol parti var. Bu yap?s?yla bir cephe örgütüdür. Partinin kapat?lmak istenmesinin arkas?nda HDP’nin hala bir cephe mayas? ta??yor olmas?ndand?r. Egemen güçler aç?s?ndan emekçilerle kürt halk? aras?ndaki ittifak?n kuvveden fiile geçmi? olma hali bile kurulu düzen için ba?at bir tehdittir. 2015 seçimlerinde bu tehdit alg?lamas?yla sald?r?lar?n? art?rarak sürdürüyorlar.

HDP’nin kurulu? yöntemi, i?leyi? tarz? veya karar alma süreçlerindeki yöntemi ve politik perspektifi ele?tirilebilir. Ancak bu ele?tiriler, bugün yeni bir politik yakla??mla 3.cü cephe olarak onun yeniden-kurulu?una yol gösterme ve demokratik cumhuriyetin bile?enlerini tan?mlayarak bir strateji belirleme sorumlulu?unu içermelidir. Kürt sorununun çözümü için de Kürt hareketi d???nda Demokratik modernite kavram?yla en az sorunlu olanlarla, yani cumhuriyetçi, laik, kemalist, atatürkçü, sosyal demokrat ve demokrat müslümanlarla ittifak politikas? izlemek gerekiyor. Ki bu kesimler ço?unlukla küçük-burjuva tabakalard?r. Bütün bu kesimlerin talepleriyle kürt halk?n?n özgürlük talebi e?de?erli k?l?nmal?d?r. Cephe politikas?n?n esas? budur. Sadece sosyalistlerle s?n?rl? bir ittifak alg?s?n? k?rmak gerekir. Bu kesimleri (özellikle 60’larda oldu?undan daha geri bir durumda olsalar da -kemalistleri) geçmi?le ba?lar? üzerinden de?il, bugünkü varolu? biçimleriyle de?erlendirmek gerekir. Tarihsel gerçekler ders ç?kar?lmas? için önemli. Ancak gelecek tasavvuru geçmi?in gölgesinde olamaz.

"CHP demokrat?m, sosyal demokrat?m diyorsa, kurucu parti olarak bugün rolümü oynamak istiyorum diyorsa, demokratik bir ulusalc? anlay??a sahip olmas? gerekir. 20. Yüzy?l ortalar?ndaki ar?zi ulusalc?l??? b?rak?p Kurucu Meclisin (Birinci Meclisi kastediyor –M.Ö) ruhuna uygun bir demokratik ulusalc?l??a evrilmesi gerekir. Demokratik Ulus olunabilir. Çok farkl? kimlikler Demokratik Ulus alt?nda birlik olabilirler. Bu demokratik ulusçuluk Türkiye'nin sorunlar?n? çözer. CHP’nin de kurucu olmas?na uygun bir tutum içinde olmas?n? sa?lar. Ulusalc?l?k b?rak?lmas?n, ama demokratik ulusçu, demokratik ulusalc? olunsun!" (3)

Mustafa Karasu, demokratik ulus dü?üncesini Kurtulu? Sava??n? yürüten 1. Meclis’in rolü ve bile?imine at?fta bulunarak, onu olumlayarak dile getiriyor. Böylece demokratik ulus in?as?n?n ve CHP’nin yeniden kurucu bir rol oynama imkan?n? da (I.Meclis gibi) bir Kurucu Meclisle bulabilece?ini ihsas ediyor.

DEVR?M VE KAR?I-DEVR?M DÖNEMLER?NDE KURUCU MECL?SLER

Kurucu Meclis deneyi, içerikleri farkl? olsa da, geçici bir biçim olarak, hem sosyalizmin tarihinde, hem de Cumhuriyetin kurulu?unda var. I. TBMM bir kurucu Meclistir. 

Komünistler, Rusya’da Çarl?k rejimi ko?ullar?nda somut duruma denk gelen ba?ka taleplerin yans?ra kurucu meclis talebini de yükselttiler. Bu, o s?rada ülkenin somut ko?ullar?n? (yani otokratik bir hükümet, gerçek seçimlerin ve parlamentonun olmamas?) yans?tan burjuva demokratik bir talepti. O günün devrimci Marksistleri, devrimci mücadelede en geni? halk katmanlar?n? –yaln?zca i?çileri de?il, köylüleri ve küçük-burjuvaziyi de– harekete geçirmek için, mevcut duruma uygun olduklar? ve bir ilerici içerik ta??d?klar? ölçüde, demokratik talepleri kullanmaktan kaç?nmad?lar. Elbette ki devrimin temel dayana?? sovyet örgütlenmesiydi ama Çarl?k Rusya’s?n?n somut ko?ullar? alt?nda kurucu meclis talebi en geni? halk katmanlar?n? aya?a kald?rmaya ve çarl?k otokrasisine kar?? olanca gücüyle mücadele etmek üzere harekete geçirmeye yard?mc? oldu?u tarihsel bir olgudur. 

Ülkemizde toplumun ileriye do?ru dönü?ümü çerçevesinde iki önemli örnek var., 23 Nisan 1920’de toplanan ve Kurtulu? Sava??n? yürüten 1. Meclis ve 27 May?s’?n Kurucu Meclisi.. 1. Meclis, kurtulu? sava??n? yönetti?i gibi, yeni devletin temellerini de att?. 1921 Anayasas? (Te?kilat-? Esasiye), Kürt’üyle, Türk’üyle, Çerkez’iyle, Alevi’si ve Sünni’siyle bütün halk s?n?flar?n?n ve onlar?n siyasi temsilcilerinin konsensüsü ile yap?ld?. Bu mecliste, sol kanat vekillerin olu?turdu?u Türkiye Halk ??tirakiyun F?rkas?, reformcular, ittihatç?lar, Halk Zümresi gibi gruplar vard?. Meclis, Yasama, yürütme ve yarg? i?levlerini yüklendi. Hükümet ba?kan? ayn? zamanda meclis ba?kan?yd?. Bakanlar da meclisten seçiliyordu. Bir ba?ka deyi?le hem yasama hem yürütme yetkisine sahipti. Aç?l??tan bir gün önce Mustafa Kemal meclise Meclis-i Müessesan (Kurucu Meclis) ad?n? önermi?ti. Ama Kaz?m Karabekir gibi baz? arkada?lar?, bunu i?galcilerin ve saltanat?n istismar edece?ini ileri  sürerek kabul etmediler. Fakat yine de  Kurucu Meclis özelli?ini ‘’ola?anüstü yetkilere sahip meclis ifadesi’’ ile dile getirdi. Bu model 1789’da patlak veren Frans?z ?htilali’nin 1791 anayasas?n?n ask?ya al?nmas?ndan sonraki ikinci a?amas?nda 1792’de yeni bir anayasa için seçilen ulusal Konvansiyon’dan (Kurucu Meclis) geliyordu. Ama Konvansiyon devrim meclisi olarak çal??t? ve ilk i?i, kral?n ülkeyi yönetme yetkisine son vermek ve cumhuriyeti ilan etmek oldu. O da hem yasama hem de yürütme yetkilerini elinde toplam??t?.

Mustafa Kemal, “ink?lâpç? zihniyete” sahip milletvekilleriyle Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Grubu” ad? alt?nda meclis içinde büyük bir grup kurdu. Di?er gruplar ise 1922 temmuzunda ?kinci Müdadafa-i Hukuk Grubunu kurdu. Grup içerisinde; ?ttihatç?, Bol?evik, muhafazakâr, ?slâmc? milletvekilleri bulunuyordu. 1. Meclis 1 Nisan1923’de da??t?ld?, ard?ndan 28 haziranda seçimler yap?ld?. 2.ci Grubun üyelerinin tamam?na yak?n? tasfiye edildi. 1924 Anayasas?n? da bu 2. Meclis yapt?. Tek-parti sistemine ve tek etnisiteye dayal? ulus-devlet in?as?na cevaz veren bir sistem kuruldu..

Bu sistemin ilgas?, ‘’çok partili’’ (asl?nda iki partili) yap?ya geçildi?i 1946 da de?il, 27 may?s 1960 ihtilali sonras?nda kurulan Kurucu Meclis iledir. 1924 anayasas? ihtilal iradesi ile yürürlükten kald?r?ld?. Asl?nda yaln?zca CHP de?il, DP de tek parti sisteminin sürdürücüsü oldu. Yani tek-parti rejimi, 1961 ihtilali ve kurucu meclisi ile, onun yapt??? 61 anayasas? ile y?k?ld?. Tarihsel gerçek budur. Türkiye’nin gördü?ü –burjuva anlamda- en demokratik anayasa da budur. 61 Anayasas?n? yok etmek için iki darbe yap?ld?..12 mart darbesi Anayasay? k?smen de?i?tirebildi. 12 Eylül darbesi ise tamamen ilga etti.. Olu?turdu?u Dan??ma Meclisi, bugünkü 82 anayasas?n? haz?rlad?. Bir kar??- devrim meclisi olarak i?lev gördü. Erdo?an ve Bahçeli de ayn? yolu izleyerek, bugünkü Meclis yerine, bir Dan??ma Meclisi ve belki D?van-? Hümayun kurmak niyetindedirler. Diyanet i?leri ba?kan?n? ?eyhülislam mertebesine yükseltmeleri bu ikincisini de akla getirmektedir.

KURUCU MECL?S ve CEPHE

Kurucu Meclisi, emekçi s?n?f ve di?er halk katmanlar?n?n olu?turdu?u yerel halk meclislerinin ulusal kongresi olarak dü?ünmek gerekir. Daha do?rusu bu meclisler, hem özyönetim karakteri, hem de Paris Komününden bu yana emekçi s?n?f?n geli?tirdi?i örgütlenme biçimleri ile özde? olduklar? için Kurucu Meclise temel te?kil edebilirler.. Kitleler bu özde? biçimlerin nüvelerini Gezi direni?inde forumlar olarak, komün olarak pratik mücadele içinde özdeneyim olarak da ya?ad?. Kürt halk?, bu meclis örgütlenmelerinin içinde direni?ini sürdürdü. Bu meclislerin birle?ti?i düzey ve emekçi kitlelerin tam demokrasiye ula?ma hedefinin devrimci-kolektif iradesi de, bu tarihsel a?amada, anti fa?ist halk cephesi olabilir. Halk s?n?flar?n?n olu?turdu?u bir cephe, halk devriminin kesintisizli?inin / süreklili?inin de güvencesi olur. Bu irade, fa?ist diktatörlü?e kar?? mücadele eden di?er s?n?flar?n kendi özgül örgütlenmelerini yaratmalar?n? kamç?layacak ve onlar?n siyasi hareketlerini halk?n talepleriyle daha uzla??r temsilciler seçmeye zorlayacakt?r. Somut durumda Millet ?ttifak?n? daha demokratik çizgiye çekmekte ya da onlar?n mevcut rejimi restore etmek veya belirsiz bir parlamenter demokrasi anlay??lar?n?n içyüzünü ortaya koymakta bas?nç olu?turacakt?r. Sonuçta bütün kesimlerin Kurucu Meclis slogan? alt?nda diktatörlü?e kar?? birle?mesini büyük ölçüde sa?layabilecektir..

Elbetteki bu kesintisizli?in as?l güvencesi, bir yandan emek cephesinin yarat?lmas?d?r. Emek cephesinin yer almad??? devrimci bir süreç, ne demokratik cumhuriyete, ne de emekçi s?n?f?n demokrasisine giden yolu açar. Üstelik, tarih, emekçi s?n?f?n gücü örgütlenip toplumu de?i?tirmek üzere harekete geçirildi?inde, en güçlü devlet ayg?t?n?n bile bu örgütlü güç kar??s?nda direnemedi?ini gösterir. Emekçi s?n?f?n elinde muazzam bir güç vard?r. Çal??anlar izin vermedikçe, tek bir ampul yanmaz, tek bir çark dönmez, tek bir uçak uçmaz.. O yüzden i?çi s?n?f?n?n politik birli?ini, emek cephesi formuyla örgütlemek kaç?n?lmazd?r. Sosyalistlerin as?l birincil görevi budur. Bu birli?e ?u veya bu gerekçeyle yana?mayanlar, kendi grup ç?karlar?n? öne alanlar, s?fatlar? komünist de olsa gericidirler. Çünkü fa?izme kar?? i?çi s?n?f?n?n politik birli?ini in?a etmeye engel olarak, asl?nda fa?izme hizmet etmi? olurlar.

Yerel Halk Meclisleri i?çi s?n?f?n?n politik örgütlenmesinde önemli bir kald?raç olabilir. Toplumun yoksul ve ezilen kesimleriyle i?çi s?n?f? aras?ndaki ittifak bu meclisler vas?tas?yla hayata geçirilebilir. Halk iktidar?n?n nüveleri de bu meclislerdir. Emek cephesinin temel bir bile?en oldu?u güçlü yerel meclisler devrimin süreklili?ine imkan veren örgütlenmelerdir. ??te bu bak?mdan söz konusu gericili?i mahkum etmek ya?amsal önemdedir. 

SONUÇ

1. Kurucu Meclis, farkl? ko?ullarda farkl? bir içerik ve anlam ta??r. Nisbi demokratik ko?ullarda, mesela ?ili’de, demokratik, e?itlikçi bir anayasa için halk hareketi sa?c? ba?kan? Kurucu Meclisi referanduma sunmak zorunda b?rakt?. Ba?kan Piñera’n?n polisi ve askeri i?çilere ve halka kar?? soka?a sürmesi, binlerce eylemciyi tutsak almas?, öncülere davalar açmas?, paramiliter çeteleri silahland?rarak iktidar?n? mafyatik giri?imlerle sürdürmeye çal??mas? sonuç vermedi.Temmuz ay?nda 78 erkek ve 77 kad?n Kurucu Meclis üyesi seçildi. Öte yandan, 2001’deki Arjantin halk ayaklanmas? sürecinde Kurucu Meclis gündeme gelmi?se de, devrimci marksistler anti-kapitalist bir örgütlenme olarak Halk Meclislerini alternatif olarak savundular. Bugün bizde 2001’in Arjantin durumu yok; mafyala?m?? fa?ist bir rejim var. Bu nedenle, böyle bir otokratik rejimin cenderesindeki bir ülkede Kurucu Meclis, sadece bir anayasa yap?m yöntemi olamaz. Ülkenin ve toplumun yeniden-kurulu?a ihtiyac? var ve Kurucu Meclis, bu yeniden kurulu? için Kurucu irade olarak rol oynamal?d?r. Evet, t?pk? Kurtulu? sava??ndaki I. Meclis gibi. Ama yeni ve e?itlikçi demokratik bir cumhuriyet kurmak için.

2. Yukar?da HDP’yi bir cephe örgütlenmesi olarak tan?mlad?m. Bu bir gerçeklik ve ayn? zamanda imkand?r. Yap?lmas? gereken, partiyi daha geni? bir cephe örgütlenmesine dönü?türmek ve cephe birli?ini sa?layacak daha demokratik i?lerli?e kavu?turmakt?r. Ve tabii sosyo-ekonomik kimlikler, s?n?fsal ç?karlar üzerinden bir siyaset tarz?n? öncelemektir. Ortak bir kimlik olarak, HDP ve bile?eni olmayan sol-sosyalist parti ve örgütler ve kürdistani partiler Halk Cephesi ya da (Millet ?ttifak? modelinde) Halk ?ttifak? ad? alt?nda birle?ebilir, birle?melidir. Bu ittfakla seçime gidilmelidir. 

3. Erdo?an-Bahçeli fa?izminin, rejimlerini sürdürebilmek için her yola, provokasyona, ?iddete, Temmuz darbesi gibi tertiplere ba?vurma ihtimali yüksektir. Hatta sömürgeci bir politikayla, yol-okul, hastane yapt?klar?, altyap? hizmeti götürdükleri, elektri?ini Türkiye’den verdikleri cihatç?-terörist yuvas? ?dlib’i ve hatta Afrin’i ilhak edebilirler. Diyanet ba?kan?n?n fiilen ?eyhülislam mertebesine yükseltilmesi, selama merhabaya kadar cemaat ve tarikatlarla kolkola hayat?n her alan?na sunni-selefi söylemleri ta??yarak ideolojik hegemonyalar?n? geni?letme çabas? oldu?u kadar, dinci-laik, alevi-sunni çat??mas?n? k??k?rtmaya yönelik oldu?u da tart??ma götürmez.

Ancak tehlikeleri dikkate alarak ve Kurucu Meclis ?iar? ile Halk ?ttifak?n?n en k?sa sürede kurulmas?, hem HDP’yi kapatma giri?imini berhava edecek hem de kitlelere umut ve cesaret verecektir.

--------------------------------------------------------------------

*Kurucu Meclis ?le ilgi ilgili ilk yaz?y? 2016’da temmuz darbesinin hemen ertesinde yazm??t?m. Öneri olarak da, 2017’de HDP e? genel ba?kan yard?mc?s? ??yar Özsoy’a verdim. Bu yaz?, temel argümanlar?n? koruyarak öncekinin güncelle?tirilmi? halidir. Önceki yaz?: /detail/-/7137/efendisiz-vesayetsiz-demokratik-cumhuriyet-icin-kurucu-meclis#.YUir4J5KjX0

1.https://www.indyturk.com/node/407621/r%C3%B6portaj/yeni-ba%C5%9Flang%C4%B1%C3%A7-i%C3%A7in-kurucu-meclis

2. https://siyasihaber6.org/hdp-seviyeyi-yukseltirken

3. //detail/-/4294/gezi-isyani-turkiyenin-1905idir

4.Thomas S. Khun, Bilimsel Devrimlerin Yap?s?, s.105 Alan y. 1982

5. /detail/politez-/6561/karasudan-chpye-tamam-ulusalci

Yazarın Dİğer Yazıları

  1. Faşizm ve İç Savaş
    Faşizm ve İç Savaş
    30 Haziran 2022
    Erdoğan- Bahçeli ikilisinin ya da Cumhur ittifakının ülkede iç savaşı da göze alan bir politika izledikleri bugün daha net görünüyor. Emareler, eğilimler daha belirgin. Elbette ki iç savaş iki karşıt…
  2. Devrimci durum ve Emek Cephesi
    Devrimci siyaset kurulu düzen içinde ‘’daha iyi bir toplum’’ mücadelesi yürütmek değildir. Böyle görüldüğünde mücadele ve siyaset rutin bir prosedüre ya da protestoculuğa indirgenmiş olur. Devrimci siyaset verili olanı daha…
  3. Mihri Belli’den kalan: Devrimin güncelliği
    ''Geçmişin devrimcilerini, sosyalist eylemcilerini, sadece yaşamlarını devrime adadıkları için değil, örnek mücadeleleri ve harekete düşünsel ve pratik katkıları ile de değerlendirmeli ve anmalıyız. Bu, öncelikle, onların pratiklerini eleştirel süzgeçten geçirerek…
  4. Güzel bir insan, kararlı bir devrimci: Şaban Ormanlar
    Şaban Ormanlar entelektüel birikimi olan, demokrasi ve sosyalizm mücadelesinde özverili katkıları kadar marksist hareketteki teorik tartışmaları da takip eden onurlu, dürüst bir insan ve kararlı bir komünistti. Onu ilkin TRT…
  5. Faşist MHP Kapatılmalıdır!
    Bu partinin mafya liderleri ile, eski kontrgerilla artıkları ve Susurluk çetesi ile iç içe geçtiği, dolayısıyla, hem insanlığa karşı, hem de mafyatik suçların ODAĞI olduğu görünen bir gerçek. Peki, bunlar…
  6. Finale  Doğru
    Finale Doğru
    26 Nisan 2021
    Biliyorsunuz iktidarın, içeriği artık ayan beyan olan 2023 hedefi var.. Cumhuriyeti 100. cü yılında ilga edip onun yerine otokratik islamcı bir devletin ilan edilmesi. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ya da tek-adam…
  7. Yeni-Osmanlı Galaksi İmparatorluğu:)
    Kainatın efendisine naçizane teklifimiz şudur ki, Aya gidecek ilk kafile, Hz. Nuh’un kendisine inanmayarak gemiye binmeyen oğlunu ikna etmek için ‘’cep telefonu ile görüştüğünü’’ ortaya koyan İÜ Deniz Bilimleri Fakültesi…
  8. Seçimler Amerikan toplumundaki yarılmayı açığa çıkardı
    Pensilvanya’daki seçimleri önde bitirmesiyle 20 delege daha kazanması kesinleşen Biden, 46. ABD başkanı olarak anılmaya başlandı bile. Şimdiki tartışma, Trump’ın White House’tan nasıl çıkartılacağı üzerine. Bilindiği gibi, 65 milyonu aşkın…
  9. Egemen paradigmanın içindeki ‘Muhalefet’
    Öznel müdahalenin öncelikle yönelmesi gereken hedeflerden biri, bütün hareketlerde, ama özellikle emek hareketinde emekçi demokrasisini (proleter demokrasiyi) örgütlemek yerine kendi grupsal iktidarını örgütleme anlayışıdır. Bunun devrimci Marksizmle bir alakası yoktur.…
  10. Devletin emperyalist siyaseti, faşizm ve Kürt sorunu
    Krizin görüngülerinden biri ABD hegemonyas?n?n çökmekte olu?u. Büyük ihtimalle hegemonya krizi çoklu seçeneklerle uzun süre devam edecek. Bu seçenekler ?imdilik Çin, Rusya, Hindistan olarak görünüyor. Bölgesel hegemonya mücadelesi içinde olanlar…
  11. Dayanışma
    Dayanışma
    21 Mayıs 2020
    Sosyalist politika, geleceği bugüne izdüşüren bir yaklaşımla hareket eder. Bir başka deyişle onun temeli, alternatif bir toplumsal ilişki biçimini geliştirmektir. Bu ilişki biçimi, egemen ilişki tarzına karşıt alternatif nüve olarak…
  12. AKP-MHP’li vekiller deyyusların ‘siyasi’ temsilcileri mi?
    Bu iktidara kar?? direni? anayasal bir hakt?r ve me?rudur. Ait oldu?u yere, tarihin çöplü?üne gönderilmesi ya?amsal oldu?u kadar art?k ahlaki bir sorundur. Fezlekesini yazman?n zaman? çoktan geçti bile.. ?nfaz yasas? koronavirüse…
  13. Cumhuriyeti mi, tasfiyesini mi kutluyorsunuz!
    Zira Cumhuriyetin ilkeleri, başta laik sistem, onun birincil uygulama alanı eğitimin akla ve bilime dayalı temelleri yok edilmiş durumda. Devlet aygıtları islamileştirilmiş, cumhuriyet ordusu, Son Suriye harekatının da gösterdiği gibi,…
  14. Marksist Devrimci olarak Mihri Belli
    16 Ağustos 2011'de aramızdan ayrılan Mihri Belli'yi, devrimci eylemin önde gelen simalarından ve önderlerinden biri olarak anıyoruz.. Aşağıdaki yazı O'nun yoldaşlarından Mehmet Özgen'e ait. Özgen, bu yazıyı Mihri Belli'nin ardından 2012…
  15. Cumhur ittifakı değil Cürüm ittifakı
    Demokrasiye, özgürle?meye en çok ihtiyac? olanlar, elbetteki emekçi s?n?f ve katmanlard?r, kad?nlard?r.. Bu nedenle, Emek ve Kad?n Cephesi, anti-fa?ist mücadelenin, kürt halk?n?n da taleplerini kapsayan demokratik cumhuriyet mücadelesinin itici gücü olarak…
  16. İkili kriz: hem iktidar hem muhalefet
    Ortada giderek gerçekli?i su yüzüne ç?kmakta olan bir iktisadi kriz olmas?na, bunun da diktatörlü?ü beka endi?esine sürüklemesine ve toplumun her türlü hile ve bask?ya ra?men direncini sürdürüyor olmas?na kar??n, muhalefet…
  17. Diktatörlüğün Sonbaharı
    ‘Ekmek bulamıyorlarsa, pasta yesinler!’ -Bu söz, Marie Antoinette tarafından, Paris'te ekmek kıtlığının doruğa ulaştığı esnada, kocası XVI. Louis ile birlikte kral ve kraliçe olarak Fransız tahtına geçtikleri taç giyme töreninde söylendi.…
  18. Türkiye yol Ayrımında
    Türkiye yol Ayrımında
    2 Mayıs 2018
    Kritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık deneyimlerini kesintiye uğratacak ya da toplum, içine hapsedildiği cendereyi patlatarak özgürlükçü bir paradigmanın ufkuna açılan olanaklı alternatifleri yeşerten…

ANALİZ

ANALİZFaşizm ve İç Savaş

Faşizm ve İç SavaşErdoğan- Bahçeli ikilisinin ya da Cumhur ittifakının ülkede iç savaşı da göze…