Rusya'nın Ukrayna'yı İşgaline Hayır

Rahmi Yıldırım

26 Şubat 2022
Rusya'nın Ukrayna'yı İşgaline Hayır

Ukrayna’nın 1917 Bolşevik devriminden sonra “yapay bir devlet” olarak kurulduğunu savunan Putin, Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra palazlanan Rus sermayesinin ve faşizminin temsilcisi olarak, Sovyetler Birliği’ni değil, Çarlık Rusya’sını inşa peşindedir.

Rusya lideri Vladimir Putin, Ukrayna’nın doğusunda Donetsk ve Luhansk cumhuriyetlerinde ayrılıkçı yönetimlerin “Rusya’dan askeri yardım talebinde bulunmalarını” gerekçe göstererek Ukrayna’ya asker gönderdi. Ukrayna’nın işgali, emperyalistler arası paylaşım kavgasında dünyanın nasıl bir barut fıçısı üzerinde olduğunu gösteriyor. Ukrayna’da Komünist Parti yasak ama Rus işgaline karşı Ukrayna’yı yine komünistler savunuyor.

Kimileri Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra ABD liderliğindeki NATO’nun Rusya’yı kuşatmak için Doğu Avrupa, Balkan ve Baltık ülkelerini katarak sürekli genişlediğini, Rusya’nın da savunma içgüdüsüyle önce Kırım’ı ilhak ettiğini ve nihayet Ukrayna’nın da NATO’ya katılması çabalarına karşılık verdiğini anlatarak Rusya’yı haklı çıkarmaya çalışıyor. Vladimir Putin de 21 Şubat 2022 tarihli konuşmasında aynen böyle anlattı ve “NATO’yu doğuya doğru genişletince askerleri sınırımıza doğru taşıyacaklar; bu boğazımıza bıçak dayamaktır” dedi. 

Kimileri Putin’in Sovyetler Birliği’ni canlandırma peşinde olduğunu savunuyor. 

Kimileri de Türkiye’deki solcuların (bilinçaltındaki emperyalist batı düşmanlığı ile) Rusya’nın Ukrayna’yı işgalini alkışladığını öne sürüyor.

Hemen vurgulamalı; Rusya Ukrayna’yı hangi gerekçeyle işgal etmiş olursa olsun, bu işgali desteklemenin veya meşru/mazur göstermenin sol ideolojide yeri yoktur. Sosyalistler komünistler savaşların haklı olup olmadıklarına bakarlar; ulusların kendi kaderlerini özgürce belirleme hakkını savunurlar. Emperyalist devletlerarası savaşlar paylaşım savaşları olarak haksız savaşlardır. Ezilen halkların ve ulusların sömürgecilere karşı savaşları, ilk saldıran kim olursa olsun haklı kurtuluş savaşlarıdır. Ezilen sınıfın ezene karşı verdikleri iç savaşlar da haklı ve ilerici savaşlardır. Savaşın nedeni ve niteliği ne olursa ol¬sun, sosyalizm kurulmadan (sınıf farklılıkları giderilmeden) savaşların ortadan kaldırılması olanaksızdır. Sosyalistlerin komünistlerin Ukrayna’nın işgal edilmesini alkışladıkları iddiası iftiradan ibarettir. NOKTA!

PUTİN’İN SOVYETLER BİRLİĞİ’Nİ CANLANDIRDIĞI İDDİASI YALANDIR!

Vladimir Putin’in Sovyetler Birliği’ni canlandırma peşinde olduğu tezi de kendinde menkul bir varsayım olmanın ötesinde değer taşımıyor. Bu tezin patenti (yanlış bilmiyorsam) Soğuk Savaş dönemi ABD başkanları John F. Kennedy, Lyndon Johnson ve Jimmy Carter’ın danışmanı Zbigniew Brzezinski’ye ait. Brzezinski, ölümünden kısa süre önce (2014’te) yaptığı değerlendirmede, Sovyetler Birliği’ni yeniden inşa sürecinde Putin’in atacağı en önemli adımın Ukrayna’nın işgali olacağını öne sürmüştü. 

Brzezinski’nin bu varsayımına karşılık Putin Ukrayna işgalini başlatırken, Sovyetler Birliği dönemine kinini kustu; açık açık Lenin’i ve Bolşevikler’i “Rus imparatorluğunu ve Rus devlet geleneğini yok etmekle, Rus Çarlığı toprakları üstünde Rusya’nın kaynakları ve Rusların kanıyla birçok devlet kurmakla” suçladı. Putin, Sovyetler Birliği’nden ayrılma hakkını da içeren kendi kaderini tayin hakkını da “devrimin ütopik ve iğrenç fantezisi” ve “devletin bağışıklığını zayıflatan mayın” olarak nitelendirdi. Bu ifadeler, Sovyetler dönemi yetiştirmesi Putin’in de sıradan antikomünist refleks ve ucu faşizme varan milliyetçi idrak ile malul olduğunu gösteriyor.

Ukrayna’nın eser sahibi ve mimarı Lenin’dir” diyen Putin’in “'Minnettar torunları' Ukrayna'daki Lenin anıtlarını yıktılar” sözleri ise her ülkenin tarihinde rastlanabilen bir ironi veya değerbilmezliğin ifadesi olarak kayıtlara geçti. Türkiye’de de “Keşke Yunan galip gelseydi” zihniyetiyle tarihçi sayılan veya Atatürk heykellerine saldıran benzerleri fazlasıyla mevcut. 

Özetle, Ukrayna’nın 1917 Bolşevik devriminden sonra “yapay bir devlet” olarak kurulduğunu savunan Putin, Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra palazlanan Rus sermayesinin ve faşizminin temsilcisi olarak, Sovyetler Birliği’ni değil, Çarlık Rusya’sını inşa peşindedir.

PUTİN ÇARLIK RUSYASI HAYALİ PEŞİNDEDİR

Putin’in “halklar hapishanesi” Çarlık Rusya’sını inşa hedefiyle hangi adımları attığı sır değil; 21 Şubat 2022 tarihli konuşmasında ayrıntısıyla anlattı. Geçerliği kendinde menkul “meşru” gerekçelerle 2008’de Abhazya ve Güney Osetya’yı işgali, 2014’de “referandum sonucu” diyerek Kırım’ı ilhakı, ardından Suriye’yi kolonileştirmesi, “Kolektif Güvenlik Anlaşması çerçevesinde yönetim çağırdı” deyip Kazakistan’da rejim değişikliğini engellemesi ve nihayet Ukrayna’nın Donbass bölgesi ayrılıkçılarının çağrısıyla Ukrayna’nın işgali… 

NATO’nun genişleyerek Rusya’yı çevrelemesi elbette tahrik nedeni ama NATO genişlemese de Putin ezberlenmiş bahanelerle bu adımları atmaktan geri durmayacaktı. Emperyalist paylaşım savaşlarını başlatan katiller, cinayetlerini her defasında buna benzer hamaset, vatanseverlik, hatta özgürlük ve barış mesajlarıyla meşrulaştırmaya çalıştılar. ABD emperyalizmi de 2001’de Afganistan işgalini “Sonsuz Adalet”, 2003’te Irak işgalini “Sonsuz Özgürlük” diye adlandırmıştı.

Söz ABD’nin on binlerce kilometre uzakta giriştiği işgallere gelince anımsatmadan geçilemez. ABD 2003 yılında Müslüman Irak’ı tekrar işgal ederken, Türkiye’nin sosyalistleri barış yanlıları “Savaşa Hayır!” diye çırpınıyordu. Ankara Sıhhiye Meydanı’nda 1 Mart 2003’te 100 bin kişiydik “Savaşa Hayır!” diye haykıran. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ise Amerikan askerini Türkiye’ye davet etmiş, işgal tezkeresi Meclis’te İç Tüzük engeline takılınca hava sahasını açmakla yetinmek zorunda kalmıştı. İşte o günlerde Erdoğan, bir Amerikan gazetesine “We further hope and pray that the brave young men and women return home with the lowest possible casualties, and the suffering in Iraq ends as soon as possible.” diye yazmıştı. (The Wall Street Journal, 31 Mart 2003.) Kelime kelime Türkçesi, “cesur ve genç kadın ve erkeklerin en az kayıpla ülkelerine dönmesi için dua… ” Yani, Irak’ı işgal eden Amerikan askerlerinin sağ salim dönmeleri için dua!

Dediğim gibi, emperyalist hülyalarla oraya buraya, komşu ülkelere asker göndermenin çok bahanesi bulunur. Belki de Putin, Osmanlı’yı ihya hülyasıyla Şam’da Emevi Camii’nde zafer namazı namaz kılma hülyasından esinlenmiştir! 

***

Espri bir yana, Putin hangi niyetle Ukrayna’yı işgale yeltenmiş olursa olsun, Lenin’in anısını ve ulusların kendi kaderlerini özgürce belirleme hakkını kötüleyemez; Sovyetler Birliği’nden kalan coğrafyada kapitalizmi restorasyon sürecindeki iğrençliğini gizleyemez!

Söylenecek çok söz var. İşgalin acısını yine yoksullar, kadınlar ve çocuklar çekiyor. Ukrayna’da komünist parti yasaklı ama Ukrayna’nın işgaline karşı dünyanın dört bir yanında yine komünistler seslerini yükseltiyor. Umulur ki, Ukrayna halkı da Sovyet düzeniyle kazandığı özgürlüğün, kendi kaderini tayin hakkının kıymetini anımsar; ABD ve NATO ile Rus emperyalizmi arasındaki paylaşım savaşının dışında kendi yolunu bulur; ABD destekli mevcut iktidar yerine kendi iktidarını kurar. Böyle bir sonuç, dünya halklarına da yeni bir esin kaynağı olur. 

Moskova’da ve dünyanın her yanında “Savaşa Hayır!” diye haykıranlara selam olsun.

 

Yazarın Dİğer Yazıları

  1. Alevilerin Kayyumlarla bitmeyen Sınanması
    İslam içi sayılmakla birlikte Alevilik, heterodoks (farklı) ve batıni bir inanç öğretisidir. Sünni ve Şii yorumuyla ortodoks (egemen) İslam mülk sahibi sınıfların iktidarını kutsayıp meşrulaştırırken Alevilik tarih boyunca mülksüzlerin, baldırı…
  2. İhvancı Hayalin İflası ya da 'Grand Strateji'
    ''Devletler arası siyasetin kadim kanunları, devletler arasında ezeli/ebedi dostlukların değil çıkarların olduğu yasası, dış politikada Firavun/Musa masallarıyla edilen duaya yer olmadığını sert bir şekilde anımsattı; “öldürmeyi iyi bilen” İsrail liderleriyle,…
  3. Kürtler Özgür Değilse..
    Şunu en başta vurgulayalım: İster devlet ister devletle savaşan bir örgüt; kim yapmış olursa olsun, sivil halkı hedef alan silahlı eylemler terör eylemidir. Köylerde, kasabalarda, kentlerin en kalabalık caddelerinde meydanlarında,…
  4. Tayyip Erdoğan Patavatsız mı?
    Entelektüel mahallenin kıdemlisi Murat Belge, Recep Tayyip Erdoğan’ın “patavatsızlık rekoru” kırdığını yazmış. Gerekçesi, Erdoğan’ın Mehmet Ali Çelebi’ye AKP rozeti takarken, kaç çocuğu olduğunu sorup tek çocuk yanıtı alınca, “Çocuk çok…
  5. Cehalet ve Kötülüğün Kıskacındaki Türkiye
    Türkiye ancak askeri darbe döneminde rastlanabilecek boğucu bir atmosferde nefes alıp veriyor. Aradaki fark, askeri diktanın bir avuç sermayedar dışında toplumun tümünü baskı altına almasına karşılık sivil diktanın toplumu neredeyse…
  6. Osmanlı Şanlı mı Kanlı mı?
    ''Hanedanın kendi içinde bile kan dökücü olduğunu; aile katliamını kanunlaştırdığını; 36 padişahtan 6’sının sonraki padişahın fermanıyla idam edildiğini; idam edilen padişahlardan Genç Osman’ın öldürülmeden önce bir de ırzına geçildiğini ve…
  7. Alim İlimle, Zalim Zulümle Yönetir
    SS’in “Erdoğan’ı kaybetmekten korkuyorum” sözlerini anımsatmış Çömez ve şu teşhisi koymuş: “Anksiyete bozukluğu. Akıllardan kolayca çıkmayan düşünce. Kaybetme korkusu. Ağır bir psikolojik travma halinde hepsi. Seçimi kaybettiklerinde bunları nasıl tedavi…
  8. Erdoğan 23 Seçimini de Kazanır mı?
    ''Her biri bir partiyi ve liderini yerin dibine geçirmeye yetecek bu sorunlar yumağına karşın AKP ve Erdoğan siyaset kulvarında en yakın rakibinin açık farkla önünde. Anketlere göre oy oranı yüzde 30’larda;…
  9. TSK Sınav Hırsızlığı ile Teslim Alındı
    “İstihbarat birimlerinin, Ankara Başsavcılığı’nın talebi üzerine yaptığı istatiksel analizlere göre, Gülen cemaati 2002-2013 yılları arasında, yani 17-25 Aralık 2013 sonrasına kadar tüm ÖSYM sınav sorularını çaldı; 500 bin kişi çalıntı…
  10. Siyasetçi Neden Yalan Söyler?
    ''Türkiye’de ekonomik buhranın en ağır mağduru (aynı zamanda yalana en çok maruz kalan) izler kitle, hakikat ile yalanı birbirinden ayıran çizgiyi tamamen hiçe saymak çaresizliğine düşmüş müdür, emin değilim. İzler…
  11. Siyasi yalanın Soylusundan soysuzuna
    ''Mitoman siyasetçi nasıl oluyor da pervasızca yalan söyleyebiliyor? “Ay’a kadar dört şeritli yol yapacağım desek, seçmenimiz inanır” itirafı mitoman siyasetçinin nasıl pervasızca yalan söyleyebildiği sorusunun yanıtı yerine geçer mi?''   Geçen yazıda dostlar…
  12. Yalancının Ampülü Yatsıdan Sonra Da Yanıyor
    ''Bana göre öne sürdüğü en parlak (hadi yalan demeyelim) yanlış bilgilerden biri de Amerika’yı Kolomb’tan önce Müslümanların keşfettiğini iddia etmesiydi. Aynen şöyle konuşmuştu: “Amerika’yı Kolomb değil Müslümanlar keşfetti. 1178’de Müslüman…
  13. Ukrayna: İnsanlık Vahşetle Sınanıyor
    Ukrayna’daki savaşta bir ay geride kaldı. Rusya’nın işgaliyle başlayan savaşın ne zaman nasıl biteceği öngörülemiyor. Kimin haklı kimin haksız olduğu sorusunun yanıtı, savaşa hangi pencereden hangi gözlükle bakıldığına bağlı. Savaşa emperyalist pencereler yerine işgale…
  14. Yedisinden Yetmişe Erdoğan
    İnsan yedisinde neyse yetmişinde de odur! AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Trabzon’da vatandaşlara konuşurken yaşanan skandalı izlerken ilk olarak bu atasözü aklıma geldi. Aklıma başka atasözleri de geldi ama…
  15. Uğur Mumcu ve Abdi İpekçi'den Bugüne Medya
    Uğur Mumcu Marksist olmasa da, kapitalist piyasanın emrindeki ana akım medyanın terazisinde emek kefesinde duruyordu. Oysa 12 Eylül faşist darbesiyle girilen süreçte istikamet emek değil sermaye idi. Tekelleşen medya için…
  16. Adem'in Cehaleti ya da Öküz Altında Buzağı Aramak
     Sedef Kabaş’ın ve Sezen Aksu’nun başına gelenlere bakıp ülkenin geleceği adına kaygılanmamak mümkün değil. Sezen Aksu, yıllar önce söylediği “Şahane Bir Şey Yaşamak” adlı eserinde “Selam söyleyin o cahil Havva…
  17. Sahte Adnan Menderes Mektubu
    Adamın son vukuatı, son yalanı, 1961 yılında cuntacılar tarafından idam edilen Başbakan Adnan Menderes’e dair. Menderes’in idam edilmeden hemen önce cuntacılara yazdığı rivayet edilen bir mektubu okudu. Makamınız rütbeniz toplumsal…
  18. Şahsım'ın Büyükelçiler Blöfü
    ''Sözgelimi “içişlerimize karışamazsınız” meselesi. ABD’nin Türkiye’nin içişlerine karışmasına on yıllardır çanak tutan, ABD ile birlikte Irak’ın, Suriye’nin ve Libya’nın içişlerine (oradaki hükümetleri devirmeyi planlayacak kadar karışan), Suriye ve Irak’ın içişlerine…

ANALİZ

ANALİZFaşizm ve İç Savaş

Faşizm ve İç SavaşErdoğan- Bahçeli ikilisinin ya da Cumhur ittifakının ülkede iç savaşı da göze…