Pandora'nın kutusundan çıkan türban

Rahmi Yıldırım

21 Aralık 2022
Pandora'nın kutusundan çıkan türban

Demokratik laik gelenek görenekleri yüzeyde kalmış ya da hiç olmamış ülkelerde Pandora’nın kutusu hep açıktır. Her an bir kötülük fırlayıp ülkenin elini kolunu ayağını bağlayabilir. 

Pandora’yı bilmeyen yoktur herhalde; öyküsü Yunan mitolojisinde geçer, Prometheus adlı titan ile doğrudan iltisaklıdır. Mitolojiye göre, Baştanrı Zeus, titanlar ile savaşını kazanmış ve cümle efradıyla birlikte Olympos Dağı’na yerleşmiştir. Titanlardan geriye kalan Prometheus ve üç kardeşi de Olympos’a günü birlik girip çıkabilmektedirler. Prometheus “önceden gören”dir, akıllıdır. Fakat akıl gücünün asıl sahibi Baştanrı Zeus’tur. Zeus ateşin ve yıldırımların da sahibidir. Ateş bilgelik demektir aynı zamanda. Ateşin bilgeliğin sahibi Zeus’un kendisinden daha akıllı bir varlığa tahammülü yoktur.  

Prometheus, Zeus’u tahtından indirmek için O’nun aklı, bilgeliği ve ateşi paylaşmaya tahammülsüzlüğünü tahrik eder. Bir sabah ateşe benzeyen narteks çiçeğini alıp ateşin yandığı kutsal ocağa gider. Ocak nöbetçileri uykudadır. Prometheus, ateşin yokluğu fark edilmesin diye narteks çiçeğini ocağa bırakır, ateşi alıp Olympos’tan aşağı atlar; ateşi insanlara armağan eder. O güne değin vahşi bir hayat süren insan ateşle aydınlanır, ateşin bilgisiyle hayatını kolaylaştırır… 

Ateşin ve aklın insanları güçlendirdiğini gören Zeus’un intikamı gecikmez. Hem Prometheus’u ve kardeşlerini hem de insanları cezalandırır. Kardeşlerden Menoitos’u yerin dibine kapatır; Atlas’ı, gök kubbeyi omuzlarında taşımakla cezalandırır. Sıra Prometheus’a gelmiştir. Zeus, Demirciler Tanrısı olarak atadığı oğlu Hephaistos’a, Prometheus’u Kafkas Dağı’na çırılçıplak zincirleme emri verir. Hephaistos denileni yapar. Bir kartal kayalara zincirli Prometheus’un ciğerlerini yer. Gece ciğerler yerine konur. Ertesi gün kartal tekrar ciğerleri yer. İşkence sürer gider; ta ki, Herakles gelip kurtarana değin. Prometheus, kendisini ilahi işkenceden kurtaran Herakles’e “Zeus tahtından düşmedikçe işkencenin sonu yok!” der. 

Prometheus’un üçüncü kardeşi Epimetheus’un cezasına gelince. O’nun payına Pandora ile, yani bir kadın ile nikâh düşer. Böyle cezaya can kurban demeyin! Baştanrı Zeus, o güne değin sadece erkeklerden müteşekkil insanlara eza cefa olsun, kötülük olsun diye bu cezayı kesmiştir. Bunun için Hephaistos’a tanrıça görünümlü, endamı yerinde, çekici bir kadın yaratmasını buyurur. Hephaistos toprak ile suyu karıştırıp yoğurur, kadını şekillendirir. Zeus’un kızlarından Athena, kadına hediye olarak zekâ verir. Afrodit güzellik ve baştan çıkarıcılık bağışlar. Hırsızlar ve Haberciler Tanrısı Hermes ise kadına “bütün tanrılardan armağan” anlamına gelen Pandora adını verir, ayrıca konuşma ve kandırma yetisi armağan eder. Zeus’un armağanı ise kapalı bir kutudur.  

Hermes, Pandora’yı Epimetheus’a götürür; kapalı kutuyu verirken Zeus’un emrini iletir: Kutu açılmayacaktır! “Önceden gören) Prometheus, Zeus’tan hiçbir armağan almaması için Epimetheus’u uyarmıştır ama boşuna. Epimetheus, Pandora’nın güzelliğine, çekiciliğine, zekâsına, tatlı diline kanar; Pandora’yı eş olarak kabul eder. Zeus’un intikam planı kusursuz işlemektedir. Balayının bitimine yakın merakına yenilen Pandora, kocasını kandırır, çeyizindeki kutunun kapağını kaldırırlar. Kapağın kaldırılmasıyla birlikte şimşekler çakar, yıldırımlar dünyayı ateşe boğar; Poseidon yeryüzünü depremlerle çatırdatır, denizleri kabartıp toprağı ve üzerindekileri yutmaya başlar. Çünkü kutu kötülük doludur; serbest kalan açlık, hastalık, keder, ıstırap, yalan, riya, afetler, savaş, şehvet vs. insanları felakete götürecek kötülükler dünyaya yayılır. Kutunun kapağını kapatırlarsa da boşuna. Tüm kötülükler dışarı çıkmış, kutuda sadece umut kalmıştır. O gündür bugündür, insan o umutla yaşamaktadır. Oysa insan kötülüklere karşı savunmasızdır ve “Umut en son kötülüktür. Çünkü işkenceyi uzatır!” (Nietszche) 

*** 

PROMETHEUS’TAN ŞEYTAN’A PANDORA’DAN HAVVA’YA 

Halkların inançları birbirlerine ne kadar benziyor değil mi? Semavi inançta da Tanrı ateşten Şeytan’ı, çamurdan ilk insan Âdem’i, sonra Âdem’in kaburga kemiğinden kadını yaratır. Âdem ve karısına, cennetteki bilgelik ağacının meyvesini yasaklar. Şeytan, kadının aklını çeler, o da kocasını bilgelik ağacının meyvesini yemeye kandırır. Yasağı çiğnemenin cezası olarak cennetten kovulurlar. A’raf (Cennet ile Cehennem arasındaki dağ) suresinden özetle: 

And olsun ki, sizi yarattık, sonra size şekil verdik. Sonra da meleklere, “Âdem için saygı ile eğilin!” dedik. İblis saygı ile eğilmedi.  

Allah, “Neden saygı ile eğilmedin?” dedi.  

Şeytan “Ben ondan hayırlıyım. Çünkü beni ateşten yarattın. Onu ise çamurdan yarattın” dedi. 

Allah, “İn oradan aşağılık! Büyüklük taslamak haddine değil!” dedi.  

Şeytan, “Beni azdırmana karşılık bana mühlet ver! Yemin ederim ki, onları saptırmak için senin yolunun üzerinde oturacağım; pusu kurup onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından sollarından sokulacağım” dedi.   

Allah “Sen mühlet verilenlerdensin!” dedi.  

Sonra Allah “Ey Âdem! Sen ve eşin cennette kalın! Dilediğinizi yiyin! Fakat şu ağaca yaklaşmayın! Yoksa zalimlerden olursunuz!” diye buyurdu.  

Şeytan, gizlice kendilerine vesvese verdi; “Rabbiniz, melek olmayasınız, cennette ebedî kalmayasınız diye size bu ağacı yasakladı” dedi. Bu sûretle onları kandırarak yasağa sürükledi. 

Ağaçtan tattıklarında kendilerine avret yerleri göründü; üzerlerini cennet yapraklarıyla örtmeye başladılar.  

Allah onlara, “Ben size bu ağacı yasaklamadım mı?” diye seslendi.  

Dediler ki: “Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Bizi bağışlamaz ve acımazsan ziyan edenlerden oluruz.”  

Allah dedi ki: “Birbirinize düşman olarak yeryüzüne inin! Orada yaşayacaksınız, orada öleceksiniz ve oradan (mahşere) çıkarılacaksınız.” (A’raf, 11/25, Diyanet meali) 

*** 

AKLEN VE DİNEN NOKSAN KADIN 

Rivayet edilen hadislere göre de: 

Güneş tutulması sırasında küsuf namazına duran Allah Resûlü buyurdu ki: “Ey kadınlar topluluğu! Sadaka verin ve çokça istiğfar edin! Çünkü cehennem ehlinin çoğunluğunu sizin teşkil ettiğinizi gördüm.”  

Bunun üzerine aralarından bir kadın “Ey Allah’ın Resûlü, bize ne oluyor da cehennemin çoğunluğunu teşkil ediyoruz?” dedi.  

Allah Resûlü “Siz çok lanet eder, eşlerinize nankörlük edersiniz. Sizin dışınızda aklı ve dini noksan olup da akıllı bir adama galip gelebilen başka kimse görmedim!” buyurdu.  

Kadın “Ey Allah Resûlü, akıl ve din noksanlığı nedir?” dedi.  

Allah Resûlü “Akıl noksanlığı iki kadının şahitliğinin bir adamınkine denk olmasıdır. Bu akıl noksanlığıdır. Ayrıca hayızdaki kadın günlerce namaz kılmaz, oruç tutmaz. Bu da din noksanlığıdır!” buyurdu…  

Akıl ve din noksanlığıyla malul olunca da, sapkınlık ve nankörlük etmemesi, kocasına itaat etmesi için kadına emirler, yasaklar, dövmek dahil cezalar (Nisa 34). Bir de şekli belirsiz tesettür…  

***  

ÇARE ZEUS’U TAHTINDAN İNDİRMEK 

Tanrıya itaatsiz titanlar şeytanlar, ateşten ve çamurdan yaratılanlar, insana yasaklanan bilgelik, sapkınlığa eğilimli kadınlar… Dediğim gibi halkların inançları arasında çokça fark yok. Allah’ın kadını ve erkeği birbirine dost kılmak yerine neden düşman kılıp kovduğu sorusunun yanıtı da yok. Çünkü hikmetinden sual olunmaz. Şeytan insanları azdıracağını açıkça söylediği halde Allah niye mühlet vermiştir? İlk günahı neden erkek değil de kadın işlemiştir; böylece kadın neden sapkınlık, uğursuzluk ve kötülük kaynağı kılınmıştır? Bu soruların hikmeti de öyle. O gündür bugündür neden erkekler kadınları günahtan korumak için kendilerini “helâk” ederler sorusu da ha keza.  

Uzun lafın kısası ve daha doğrusu, erkekler kadınları günahtan korumak için kendilerini helak etmiyorlar. Cennetten “birbirine düşman” olarak kovulduktan bu yana erkek egemen dünyada süregelen kavgada kadınlar iktidar mücadelesinde din kisvesi altında araçsallaştırılıyor, kavganın özü bundan ibaret! 

Hristiyan dünyasında yüzlerce yıl uğursuzluğun felaketlerin nedeni olarak aşağılanan yakılan cadılar, erkek vahşetinden ve zorbalığından laiklik reformu sayesinde nispeten rahat nefes aldılar. Kilise laikliği kabullenip iktidar iddiasından vazgeçti, kanlı mezhep savaşları sona erdi.  

İslam coğrafyası ise kendi orta çağının cehenneminde kötülük ve cehalet zebanilerinin tutsağı olarak kaldı. Türkiye’nin tıknefes laiklik ve cumhuriyet deneyimi insana ve kadına dört başı mamur bilgelik kazandırmaya yetmedi. Daha doğrusu Türkiye hiçbir zaman laik olmadı. Herkesi Müslüman, Sünni, Hanefi, Türk olmaya zorlayan, başka etnik ve dini aidiyetleri yasaklayan, itiraz edenin başını ezen rejim laiklik zannedildi. (Hoş, halkın çoğunluğu da öyle dosdoğru bir laiklik filan talep etmedi…) 

Sözün özü Türkiye’de de Pandora’nın kutusu hep açık kaldı. Ucube laiklik, çok değil aradan seksen yıl geçtikten sonra siyasal İslam ile ikame edildi, usul usul teokrasiye yelken açıldı. 

Cumhuriyet’in ilk yüz yılı sona ererken Pandora’nın kutusundan bir kere daha kadının nasıl bir örtüye sokulacağı sorunu çıktı. Anayasa’nın artık doğrudan dini gerekçeye dayandırılması isteniyor.  

Çare, Prometheus’un dediği üzere Zeus’u tahtından indirmekte, yeryüzündeki işbirlikçilerini layık oldukları yere göndermekte. Aksi halde, insana reva görülen işkencenin sonu gelmeyecek! 

Not: Görseldeki resim bir kitap kapağıdır. 15/16 Temmuz gecesini anlatıyormuş. İlk fırsatta okuyacağım.

Yazarın Dİğer Yazıları

  1. Ordu gözbebeğimizdir!
    Ordu gözbebeğimizdir!
    28 Eylül 2023
    CHF ALLAHKULU’NU KURTLARIN ÖNÜNE ATTI: “Ordu milletimizin gözbebeğidir. Allahkulu Sezgin Bey’in sözleri şahsi görüşüdür, fırkamızı bağlamaz. Gözbebeğimiz şanlı ordumuzu töhmet altında bırakan ifadeleri kabul edilemez. Bu konu yetkili organlarımızda görüşülecektir.” Tayyiban…
  2. İslam Temizlik Diniyse Neden Ortalığı..?
     Söz temizliğe gelince, bizden temizi yoktur. İslam temizlik dinidir, Peygamber’in deyişiyle “Temizlik imanın yarısıdır, cennete ancak temiz olanlar girecektir.” Rivayet odur ki, Peygamber’in nasihatine uygun olarak atalarımız hamamda yıkanırdı, misvak kullanırdı,…
  3. Barış da Düşman Ceza Hukukunun Kurbanı
    ''Barış Pehlivan son yazısında, “Siyah kölelerin yargılandığı bir düzen bu. Beyaz olsaydım, zengin olsaydım, dalkavuk olsaydım içeride olmazdım” demiş.'' Okur yazar herkes Barış Pehlivan’ı bilir herhalde. Şahsen tanışmak kısmet olmadı; ben…
  4. İslami Magandalık
    İslami Magandalık
    15 Ağustos 2023
    ''Nazım’dan bu yana değişen sadece lümpenleşme ve magandalaşmanın İslam ile ambalajlanması oldu. İslami lümpenleşmenin ve magandalaşmanın en acı sonucu kadınlara, çocuklara ve doğaya yönelik saldırganlıktır ki, ne yazılsa eksik kalır'' “Türkiye…
  5. Maganda Politik
    Maganda Politik
    7 Ağustos 2023
    ''Zaten doğru düzgün bir feodalizm yaşamadığımız gibi hızlandırılmış alaturka-arabesk lümpen (ve dahi artık abdestli) kapitalizmle birlikte kültürel doku çürüdü; kitabına uygun bir burjuva-proleter ayrışması olmadı; değer yargıları alt üst oldu; magandalık…
  6. Mizah Bahçelerindeki Sararmanın Hüznü
     Mizah, alışılmış sıradan hayata ve olağan düşünceye kurulan tuzaklarla gülümsetmek, gülümsetirken düşündürmek demek. Tuzağın temel malzemesi zıtlıklardır, talihsiz rastlantılardır. Ancak, herkesin gözü önünde cereyan eden bir zıtlığı kopyalayıp temsil etmek…
  7. Halkçı Hayal Kırıklığı
    ''CHP yanlısı medyada da durum farklı değil. Kılıçdaroğlu’nun başını istemeyen kanal ya da köşe yazarı yok gibi. CHP genel başkanlığından istifa etmedi diye neler neler demiyorlar Bay Kemal için. “Haysiyetsiz”,…
  8. Şu Zalim Zamcının Ettiği İşler
    ''Vergiyi ve fiyatları tayin eden Allah olunca, imanı kuvvetli emekçiye şükretmekten başka bir şey kalmıyor. Oysa, imanı kuvvetli emekçi, merkezin solunda sayılan Ecevit’i bir kalemde silip atmıştı. Hatta Demirel bile,…
  9. Tayyip NATO'yu Dİze Getirdi!
    ''1950’lerde Başbakan Adnan Menderes’in Amerika gezisini izleyen Anadolu Ajansı Genel Müdürü’nün haberi(!)  “dalkavukluk başyapıtı” olarak basın tarihine geçmiştir. Genel Müdür’ün yazdığına göre Menderes Amerikalıları öyle etkilemişti ki, “Amerikalılar 'Allahım, bize neden böyle…
  10. Osmanlı Nasıl Savaşıyordu, Rus Nasıl Savaşıyor?
    ''Wagner, ezici çoğunlukla, savaşmak üzere cezaevlerinden salıverilen mahkumlardan oluşuyor. Kurucusu Yevgeniy Prigojin Sovyet döneminde gasp ve hırsızlık suçundan 10 yıl hapis yatmış. Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra sosisli sandviç satışıyla yola…
  11. Merdan'a Namerdan Hukuk
    Merdan'a Namerdan Hukuk
    4 Temmuz 2023
    ''Merdan Yanardağ, düşman ceza hukukunun son kurbanı olarak tutsak edildi. Tutuklamanın resmi gerekçesi “terör örgütü propagandası yapmak” diye açıklansa da biliniyor ki Merdan, Cumhur İttifakı iktidarının Abdullah Öcalan ile yeniden…
  12. Mültecilere Timsah Gözyaşları
    ''Sığınmacı, düzensiz göçmen, mülteci. Ne denirse densin. Asgari dört beş milyon (genel nüfusa oranla yüzde 5) sığınmacının varlığı bile son derece trajiktir. İçlerinde elbette emperyalist zorbaların bölgesel işbirlikçisi zavallılar da…
  13. Engin Ardıç: Küfürbaz Irkçı Cinsiyetçi Faşist
    ''Okul yıllarındaki lakabı “hayvan” imiş. Daha o zamanlarda ileride nasıl bir kötülük küstahlık abidesi olacağını belli etmiş yani. Türkler, Kürtler, solcular, kadınlar, emekçiler, ezilenler, yoksullar, Aleviler, dindarlar... İnsana dair herkesten…
  14. Her Devrin Adamı Mehmet Barlas Gebermiş
    Nazar boncuklu gazetenin yazarlarına nazar değdi galiba. Son altı ayda üç yazarını birden yitirdi. Sırasıyla Hıncal Uluç, Engin Ardıç ve Mehmet Barlas geberdiler. Hemen belirteyim, geberdiler demek saygısızlık ya da…
  15. Cehennemin Kapısı
    Cehennemin Kapısı
    6 Haziran 2023
    Brezilya’da Ekim 2022 seçiminde muhalefetin sloganıydı; Türkiye’de Mayıs 2023 seçiminin de unutulmayacak sloganları arasındaydı: “Cehennemin kapısını kapatma zamanıdır!” CB adaylarından S. Oğan kampanyasını bu sloganla başlatmıştı. Son turda S. Oğan…
  16. Kahrolsun İnsan Hakları
    Cumartesi Anneleri, her cumartesi günü İstanbul Galatasaray Meydanı’nda toplanarak, gözaltında işkencelere ve siyasi cinayetlere kurban giden yakınlarını arayanlardan oluşan bir topluluk. Esin kaynağı, Arjantin’de faşist cuntanın yok ettiği çocuklarını bulmak için…
  17. Ecevit yaşasa AKP'ye oy verir miydi?
    Necmettin Erbakan Atatürk ve laiklik karşıtlığı söz konusu edildiğinde “Atatürk yaşasaydı Milli Görüşçü olurdu” diyerek üste çıkmaya çalışırdı. Bugün de DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, “Bülent Ecevit, Deniz Gezmiş yaşasalar, Cumhur…
  18. Otokrasi ya da demokrasi referandumu
    Cumhurbaşkanı ve milletvekili seçimlerine sayılı günler kaldı. Seçimin sonucuna göre ya mevcut otokratik rejim dizginsiz kalacak (ki, geri dönüşü olmayan yolda son durak siyasal İslam’ın cehennemi teokrasidir) ya da olabilirse…
  19. Yeşil SOl Parti'nin konuğu Cengiz Çandar
    ''Dönek, dostlarını tuzağa düşürmeye açık kişilik zafiyetleri, köksüzlük ve aidiyet eksikliğiyle kıvranır durur. Her zaman en güçlü olana yamanma eğilimindedir. Pentagonize dönek Çandar’ın kendisini ait hissettiği tek liman ABD’dir. İster…
  20. Deprem Yardımında Rüşvet Endişesi mi?
    ''Erdoğan Bayraktar:“Reis, beni hırsız çuvalının içine attı” diye feryat etti. Partili bir arkadaşı, “Allah, insana af dileme hakkıyla günah işleme özgürlüğü vermiştir” diyerek sakinleştirmeye çalıştı. Partinin fetvacısı da “yolsuzluk ayıptır…

ANALİZ

ANALİZFaşizm ve İç Savaş

Faşizm ve İç SavaşErdoğan- Bahçeli ikilisinin ya da Cumhur ittifakının ülkede iç savaşı da göze…