Askeri Faşizmden Dİnci Faşizme Cezaevleri

Rahmi Yıldırım

13 Aralık 2023
Askeri Faşizmden Dİnci Faşizme Cezaevleri

''Cezaevlerinde dünden bugüne, askeri faşizmden İslamcı faşizme, özde değişiklik yok. Hukuku vicdandan adaletten insandan bu denli uzaklaştırmak, İslamcı iktidara nasip oldu. Bir kere daha anlaşıldı ki, cehalet ve kötülük iktidarı, aydınları, yazarları, gazetecileri, insan hakları savunucularını mafya babalarından, uyuşturucu baronlarından, ihale çetelerinden, kadın ve çocuk tecavüzcülerinden daha tehlikeli görüyor!''

Celalettin Can, 78 kuşağının öncü isimlerinden. 12 Eylül faşizmi döneminde tutuklandı, 20 yıl hapis yattıktan sonra cezaevinden çıkabildi. Serbest kaldıktan sonra 78’liler Girişimi’ne öncülük etti, dergi çıkardı, kitaplar yazdı; siyasi kimlik olarak, HDP Parti Meclisi üyesi. 15 Temmuz faciası sonrasında KHK ile kapatılan Özgür Gündem gazetesiyle dayanışma amaçlı bir günlük yayın yönetmenliği gerekçesiyle yargılandı; 15 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Arkadaşım dostum Celalettin Can, 31 Ağustos 2023’ten bugüne Silivri Cezaevi’nde; denetimli serbestlik hakkından yararlandırılmıyor.

Kamuoyuna açık mektubunda Celalettin, cezaevindeki kötü muameleyi ve eziyeti anlatmış. Kronik hastalığı nedeniyle hastaneye sevk edilmiş ama tedavi edilmeyip Mayıs 2025’e randevu verilerek cezaevine geri gönderilmiş.

AK faşizme muhalif olanlar “Silivri soğuktur” esprisiyle tehdit edilir ya; Silivri gerçekten de de soğuktur, üstelik mevsim kıştır. Celalettin kışlık giysiler ve ayakkabı ister. Nimet, kışlık giysileri ve ayakkabıyı paketleyip Silivri’ye götürür. Ancak cezaevi idaresi, eşyaları haftalardır Celalettin’e vermez. Celalettin dilekçe yazıp eşyalarının neden verilmediğini sorar. Yanıt, “köpek koklayacak, ondan sonra.” Peki köpek ne zaman koklayacak? Yanıt, “Köpeğin mesaisi yoğun, sırası gelince.”

Celalettin’in anlattığı bu eziyetler içerde yatmamış olanlara inandırıcı gelmeyebilir. Eski bir mahpus, 12 Eylül faşizminin Metris zindanında yatmış bir mahpus olarak Silivri Cezaevi’nde ve öteki cezaevlerinde nasıl bir eziyet ve zulmün hüküm sürdüğünü tahayyül edebiliyorum.

Celalettin’in mektubundaki bir paragraf, cezaevlerinde dünden bugüne, askeri faşizmden İslamcı faşizme, özde değişiklik olmadığını gösteriyor. Celalettin’in yazdığına göre, cezaevi yönetimi, Celalettin’e “Tarafsız koğuşa geç, tüm haklardan yararlan. Yoksa bitene kadar cezanla yaşarsın.” diye dayatmış.

Tarafsız koğuş? Celalettin mektubunda tarafsız koğuşun nasıl bir yer olduğunu anlatmamış. Metris’teki bağımsız ve pişman itirafçılar koğuşları gibi bir yer olsa gerek. Metris’te onur kırıcı dayatmalara boyun eğenler “bağımsız” denilen koğuşlara geçerdi. Boyun eğmenin ötesinde arkadaşları yoldaşları aleyhine polis, mahkeme ve cezaevi idaresiyle işbirliğine girenler de “pişman itirafçılar” koğuşuna giderdi. Bu koğuşlarda mahpusluk nispeten daha rahat olurdu. Faşizmin dayatmalarına teslim olmayanlar ise her türlü zulme eziyete işkenceye maruz kalırlardı. Metris’in E7 koğuşu katmerli zulüm yeriydi, foseptik çukurunun üstündeydi. E7’de yedi ayım geçti. Silivri’nin “tarafsız” koğuşu, ilhamını Metris’in “bağımsız” koğuşundan almış olmalı.

***

Celalettin’in bir kez daha cezaevine girmesi ve denetimli serbestlikten yararlandırılmaması, Türkiye’deki ceza yargılaması ve infaz sisteminin vicdan ve adaletten ne denli uzaklaştığını gösteriyor. Öyle bir uzaklaşma ki, ancak 12 Eylül faşizminin infaz hukukuyla kıyaslanabilir. Düşman ceza hukuku yani.

Bu vesileyle belirteyim. Yasaların, insan hakları sözleşmelerinin diğer hükümleri ne kadar geçerliyse, cezaların infazı ile ilgili hükümleri de o kadar geçerlidir. Cezaevi, toplumun gerçek aynasıdır; sömürü düzeni ve yabancılaşmanın tortusu cezaevlerinde dibe çöker. Cezaevinin dışı nasılsa içi ondan da beterdir.

Birçok benzerleri gibi ülkemizde de ceza infaz hukukuna ilkel bir öç alma ve hınç güdüsü egemendir. Mevcut kültür, dışarıdayken insan yerine koymadığını içerde hayvan yerine bile koymaz. Madem ki içeri düşmüştür, serbestliğini elinden almış olmak, kapatmak yetmez; ezilmelidir, aşağılanmalıdır, sömürülmelidir aynen dışarıdaki gibi, havasından – güneşinden – sağlığından – kültürel gelişme olanaklarından yoksun bırakılmalıdır. Hele bir de düzene karşı gelmişse, sömürüye zulme karşı sesini yükseltmişse, çok daha ağır suçludur, yaşama hakkı bile verilmemelidir ona. Sanki düzenin kaymağını hapishane personeli yiyor da bunlar, bu kaymağı onların elinden almaya kalkışmışlardır; öylesine ezilmeli...

***

AK faşizmin infaz düzenlemelerinde nice “kader mahkûmu” (!) katiller, tecavüzcüler, hırsızlar, IŞİD ve Hizbullah katilleri, uyuşturucu tüccarları, mafya babaları salıverildiler. Tahliye edilen mafya şefleri soluğu MHP genel merkezinde aldılar, Devlet Bahçeli’nin elini öptüler.

İnfaz düzenlemelerinden bir tek kalem mahkumları yararlandırılmıyor; yani devlete karşı suç işlediği iddia edilenler. Selahattin Demirtaş, Can Atalay, Çiğdem Mater, Osman KavalaSelçuk Kozağaçlı, Kobani davası sanıkları, gazeteciler. Güncel bir esir olarak Celalettin Can.

Dediğim gibi, cezaevlerinde dünden bugüne, askeri faşizmden İslamcı faşizme, özde değişiklik yok. Hukuku vicdandan adaletten insandan bu denli uzaklaştırmak, İslamcı iktidara nasip oldu. Bir kere daha anlaşıldı ki, cehalet ve kötülük iktidarı, aydınları, yazarları, gazetecileri, insan hakları savunucularını mafya babalarından, uyuşturucu baronlarından, ihale çetelerinden, kadın ve çocuk tecavüzcülerinden daha tehlikeli görüyor!

Celalettin’e ve diğer özgürlük savaşımcılarına zulmedenlerin bahçeleri bahar görmesin!

Yazarın Dİğer Yazıları

  1. Can'ları Bağlıyorlar İtleri Salıyorlar
    ''Mevcut Cumhurbaşkanı, Anayasa’nın yorum gerektirmeyecek açık hükmüne, yani bir kimsenin en fazla iki kere seçilebileceği hükmüne karşın üçüncü kez aday oldu; şaibeli seçimle tekrar seçildi. Milletvekili seçilen Can Atalay da,…
  2. Vatan Haini Bile Sayılmamıştık
    Kaç haftadır çeşitli tarihsel kişiler üzerinden vatana ihanet tartışması yapılıyor ya. Tam 40 yıl önce vatana ihanetle suçlanmıştık. Hatta, vatan haini bile sayılmamıştık. Devir 12 Eylül faşizmi devriydi. Solcu yani…
  3. 'Müslümanların Ahlakla İmtihanı'
    Prof. Dr. Hüseyin Çelik, İslam coğrafyasında ahlakın zerresinin kalmadığını, İslami Hayat Endeksi’ne göre dünyanın en iyi ülkelerinin Yeni Zelanda, İzlanda, Hollanda, Finlandiya, İsveç, Norveç, Kanada gibi ülkeler olduğunu; Türkiye’nin 100’üncü sırada…
  4. Müslümanların Ahlakla Bitmeyen İmtihanı
    AKP iktidarı döneminde memleket tarihte hiç olmadığı kadar Müslümanlaştı ama hayatın hemen her alanında o ölçüde yozlaştı çürüdü, yarım yamalak da olsa var olan aklını ahlakını yitirdi. Gün geçmiyor ki…
  5. Gazze İçin Timsah Gözyaşları
    ''Her şeye karşın İsrail destekçisi Batı ülkelerinde halklar İsrail’in gaddarlığını, hükümetlerinin İsrail’e desteğini protesto ediyorlar. Yahudi sermayeli şirketlerde işçiler greve gidiyor. Protesto gösterileri çoğu kez polis tarafından dağıtılıyor; “liberal demokrasi”…
  6. Kutlanacak Cumhuriyet Kaldımıki?
    Cumhuriyet, egemenliğin cumhura yani halka ait olduğu devlet biçimi demek. Böyle bir devlette halk, egemenliğini ya doğrudan ya da seçtiği temsilciler aracılığıyla kullanır. Bu yönetim tarzı demokrasi olarak adlandırılır. Yani…
  7. Firanvunlardan Netanyahu'ya ve Erdoğan'a
    ''Akıl ve tarih, ırkçı dinci ümmetçi milliyetçi politikaların ve politikacıların halklar arasında düşmanlık ve vahşet dışında bir sonuç üretmediğini, bu politikacıların pençesine düşen halkların gün yüzü görmediklerini, başka ulusları ezen…
  8. Dİnci Faşizmin Kabusu Gezi Direnişi
    Hapishaneden dışarıya adımını atmak, yani tahliye olmak, bir insanın yaşayabileceği en derin sevinç ve mutluluklardan biridir. Ancak yaşayanlar bilir. Ne var ki siyasi mahpuslar, bu sevinci doyasıya yaşayamazlar, mutlulukları yarım…
  9. Ordu gözbebeğimizdir!
    Ordu gözbebeğimizdir!
    28 Eylül 2023
    CHF ALLAHKULU’NU KURTLARIN ÖNÜNE ATTI: “Ordu milletimizin gözbebeğidir. Allahkulu Sezgin Bey’in sözleri şahsi görüşüdür, fırkamızı bağlamaz. Gözbebeğimiz şanlı ordumuzu töhmet altında bırakan ifadeleri kabul edilemez. Bu konu yetkili organlarımızda görüşülecektir.” Tayyiban…
  10. İslam Temizlik Diniyse Neden Ortalığı..?
     Söz temizliğe gelince, bizden temizi yoktur. İslam temizlik dinidir, Peygamber’in deyişiyle “Temizlik imanın yarısıdır, cennete ancak temiz olanlar girecektir.” Rivayet odur ki, Peygamber’in nasihatine uygun olarak atalarımız hamamda yıkanırdı, misvak kullanırdı,…
  11. Barış da Düşman Ceza Hukukunun Kurbanı
    ''Barış Pehlivan son yazısında, “Siyah kölelerin yargılandığı bir düzen bu. Beyaz olsaydım, zengin olsaydım, dalkavuk olsaydım içeride olmazdım” demiş.'' Okur yazar herkes Barış Pehlivan’ı bilir herhalde. Şahsen tanışmak kısmet olmadı; ben…
  12. İslami Magandalık
    İslami Magandalık
    15 Ağustos 2023
    ''Nazım’dan bu yana değişen sadece lümpenleşme ve magandalaşmanın İslam ile ambalajlanması oldu. İslami lümpenleşmenin ve magandalaşmanın en acı sonucu kadınlara, çocuklara ve doğaya yönelik saldırganlıktır ki, ne yazılsa eksik kalır'' “Türkiye…
  13. Maganda Politik
    Maganda Politik
    7 Ağustos 2023
    ''Zaten doğru düzgün bir feodalizm yaşamadığımız gibi hızlandırılmış alaturka-arabesk lümpen (ve dahi artık abdestli) kapitalizmle birlikte kültürel doku çürüdü; kitabına uygun bir burjuva-proleter ayrışması olmadı; değer yargıları alt üst oldu; magandalık…
  14. Mizah Bahçelerindeki Sararmanın Hüznü
     Mizah, alışılmış sıradan hayata ve olağan düşünceye kurulan tuzaklarla gülümsetmek, gülümsetirken düşündürmek demek. Tuzağın temel malzemesi zıtlıklardır, talihsiz rastlantılardır. Ancak, herkesin gözü önünde cereyan eden bir zıtlığı kopyalayıp temsil etmek…
  15. Halkçı Hayal Kırıklığı
    ''CHP yanlısı medyada da durum farklı değil. Kılıçdaroğlu’nun başını istemeyen kanal ya da köşe yazarı yok gibi. CHP genel başkanlığından istifa etmedi diye neler neler demiyorlar Bay Kemal için. “Haysiyetsiz”,…
  16. Şu Zalim Zamcının Ettiği İşler
    ''Vergiyi ve fiyatları tayin eden Allah olunca, imanı kuvvetli emekçiye şükretmekten başka bir şey kalmıyor. Oysa, imanı kuvvetli emekçi, merkezin solunda sayılan Ecevit’i bir kalemde silip atmıştı. Hatta Demirel bile,…
  17. Tayyip NATO'yu Dİze Getirdi!
    ''1950’lerde Başbakan Adnan Menderes’in Amerika gezisini izleyen Anadolu Ajansı Genel Müdürü’nün haberi(!)  “dalkavukluk başyapıtı” olarak basın tarihine geçmiştir. Genel Müdür’ün yazdığına göre Menderes Amerikalıları öyle etkilemişti ki, “Amerikalılar 'Allahım, bize neden böyle…
  18. Osmanlı Nasıl Savaşıyordu, Rus Nasıl Savaşıyor?
    ''Wagner, ezici çoğunlukla, savaşmak üzere cezaevlerinden salıverilen mahkumlardan oluşuyor. Kurucusu Yevgeniy Prigojin Sovyet döneminde gasp ve hırsızlık suçundan 10 yıl hapis yatmış. Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra sosisli sandviç satışıyla yola…
  19. Merdan'a Namerdan Hukuk
    Merdan'a Namerdan Hukuk
    4 Temmuz 2023
    ''Merdan Yanardağ, düşman ceza hukukunun son kurbanı olarak tutsak edildi. Tutuklamanın resmi gerekçesi “terör örgütü propagandası yapmak” diye açıklansa da biliniyor ki Merdan, Cumhur İttifakı iktidarının Abdullah Öcalan ile yeniden…

ANALİZ

ANALİZFaşizm ve İç Savaş

Faşizm ve İç SavaşErdoğan- Bahçeli ikilisinin ya da Cumhur ittifakının ülkede iç savaşı da göze…