Devletin emperyalist siyaseti, faşizm ve Kürt sorunu

Mehmet Özgen

8 Temmuz 2020
Devletin emperyalist siyaseti, faşizm ve Kürt sorunu

nde olanlar olarak da Rusya, ?ran ve Türkiye’yi saymak gerekiyor.

Dünya toplumu pandemi ile birlikte çok-boyutlu derin bir krizin içine giriyor. Ekonominin, özellikle hizmet sektörü ba?ta olmak üzere,  birçok sektörünün durmas?, art?k hiç bir toplumsal mekanizma taraf?ndan içerilemeyecek boyutlar? a?makta olan i?sizlik, krizin yüzeydeki görüngüleri.

Bunun kar??s?nda devletler, bask?c? e?ilimlerini art?r?rken yeni kontrol mekanizmalar?n? gündeme getiriyor. Pandeminin en çok etkiledi?i ülke olan ABD’de siyahi yurtta? George Floyd’un ?rkç? polislerce hunharca öldürülmesi kar??s?nda siyahlar?n beyaz emekçi karde?leri ile birlikte 40’tan fazla eyalette ayaklanmas?ndan korkan Trump yönetimi ordunun müdahalesini gündeme getirdi?i gibi, milislerini göstericilerin üzerine sald?rtmaktan da geri durmad?.

Ülkemizde ise Saray oligar?isi, ‘’bekçiler yasas?’’ ile 3o bin milis gücünü silahland?rd?; ‘’çoklu baro’’ sistemiyle barolar?, dolay?s?yla savunmay? etkisizle?tirmeyi gündeme getirdi. Ayn? böl ve yok et politikas? mimar ve mühendis odalar? için gündeme gelecek.  Böylece ‘’sivil toplum’’un tasfiyesi, HDP’yi kriminalize ederek onun üzerinden ba?lat?lan siyasal muhalefetin tasfiyesi ile birle?iyor.

Bununla birlikte, gerek dünya ölçe?inde gerekse Türkiye ölçe?inde toplumsal formasyon düzeyinde derinle?en krizden bahsederken, bu krizin ayn? zamanda tarihin kurucu anlar?n? da üretti?ini kaydetmeliyiz. Art?k dünya sisteminin kapitalizm-sonras?na do?ru evrildi?ini gösteren bir çok e?ilim var ve bunu gören sosyal tarihçi ve yazarlar?n say?s? da az de?il.(1)  Alternatif ya kapitalizmin hiyerar?ik ve kutupla?t?r?c? özelliklerini de devam ettiren yar?-köleci yar?-feodal bir sistem ya da görece demokratik ve özgürlükçü bir sistem olabilir. Pandemi sürecinde daha da artan toplumun dijitalle?mesi, evde kal talimat?n?n toplumlar? genel olarak zapturapt alt alt?na almas?, ilk seçene?in ?imdilik daha olas? oldu?una i?aret ediyor. Ancak gelecek tam olarak belirlenmi? de?il; sonuç büyük ölçüde ?u andan itibaren örgütlenen siyasi görü?lere ve iradelere ba?l? olacakt?r.

Krizin görüngülerinden biri ABD hegemonyas?n?n çökmekte olu?u. Ancak bu hegemonyan?n halefinin yine tek bir hegemonyac? devlet olaca?? söylenemez. Büyük ihtimalle hegemonya krizi çoklu seçeneklerle uzun süre devam edecek. Bu seçenekler ?imdilik Çin, Rusya, Hindistan olarak görünüyor. Bölgesel hegemonya mücadelesi içinde olanlar olarak da Rusya, ?ran ve Türkiye’yi saymak gerekiyor. Bu son üçü aras?ndaki mücadelenin Ortado?u’da özellikle Suriye ve Irak üzerinde, Kuzey Afrika’da, Libya’da ya?and??? bir olgudur.

Hegemonya krizinin, dünyan?n nabz?n?n att??? co?rafyam?zda feodalizmin i?leyi?ini yeniden üreten jeopolitik geli?melere yol açt???n? görüyoruz. Türkiye, ?ran, Çin ve Rusya’n?n imparatorluk deneylerinin yeniden canland?r?larak jeopolitik stratejilerine yön verdi?ine tan?k oluyoruz. Dünya 11 Eylül’den sonra ABD’nin imparatorluk ataklar?na, bu yönde ba?layan Afganistan ve Irak sava?lar?na da tan?k olmu?tu. Ne var ki bu atak hegemonya krizini engelleyemedi. Ancak bu emperyal yönelimlerin, kendi içinde k?r?lgan oldu?unu, parçalanmalar? da beraberinde getirdi?ini belirtmeliyiz. Yugoslavya’n?n parçalanmas? adeta ortaça??n derebeylikleri gibi, etnik kimli?e ve görece inanç farkl?l?klar?na dayal? site devletlerine yol açm??t?. Ortado?u’da özellikle Suriye ve Irak üzerinden böyle bir süreç ya?an?yor. Mezhep ve kabile çat??malar?, mafya örgütlenmeleri yo?unluk kazand?klar? yerle?im yerlerini, kentleri merkezi iktidar kar??s?nda özerkle?tiriyor. Sudan’da, Libya’da, Yemen’deki sava?lar böyle bir parçalanmaya yol aç?yor. Bu nedenle, emperyal güç merkezlerinin her zamankinden daha büyük bir tehdit alt?nda oldu?unu söylemek mümkün. Güneyden ve do?udan Bat?ya do?ru büyük göç dalgas? kültürel ve sosyal çeli?kileri bu merkezlerin k?lcal damarlar?na yayarak tehdidi ?iddetlendiriyor.

Burada özel olarak belirtmemiz gereken ?ey, etnik Kürt bölgelerinin Türkiye, ?ran, Irak ve Suriye’yi kesen durumu ile özellikle Erdo?an rejiminin emperyal geni?lemesi aras?ndaki çeli?kidir. Kürt hareketini bölgede tasfiye ve tecrit yönünde i?leyen sava? politikas?n?n ard?nda bu çeli?ki var. Çünkü, ‘’sorun’’ olmaktan ba??ms?z olarak, rejimin emperyal heveslerinin kar??s?na dikilen en önemli güç ulusal birlik yönelimi her zamankinden daha güçlü olan Kürt hareketidir.

özgen2

Türkiye emperyalist bir politika izliyor. Bunun en belirgin kan?t? jeopolitik stratejisini de?i?tirmi? olmas?d?r. Yeni Osmanl?c?l?k, bu emperyalist siyasetin ideolojisi olarak geli?tirildi. Ergenekoncular?n ya da Avrasyac?lar?n siyasal ?slamc?larla ittifak?n?n temelinde esasen bu emperyalist siyaset var. Büyük toplumsal olaylara devrimci bir perspektiften bakanlar için Türkiye’nin 1905’i say?lmas? gereken Gezi ?syan?’n?n gelece?e dönük imalar?n? iyi okuyarak 2014’ten itibaren ve özellikle 7 Haziran 2015 Seçimleri’nin ard?ndan daha belirgin olarak bu siyaset temelinde bir ittifak sistemi geli?tirildi. Bir ba?ka deyi?le, eski rejimin egemen güçleri ile yeni (siyasal ?slamc?) rejim, ya da onlar?n deyi?iyle ‘’eski Türkiye’’ ile ‘’yeni Yeni Türkiye’’, yani bütün kar?? devrimci güçler ittifak halinde.

Peki ‘’eski-Türkiye’’cileri Siyasal ?slamc?larla yakla?t?ran neydi, neyi fark etmi?lerdi?

Erdo?an’?n Müslüman Karde?ler’in (?hvan) enternasyonal örgütlenmesinin lideri oldu?u belli, özellikle Mursi’nin iktidardan dü?ürülüp hapse at?lmas?ndan sonra bu rolü üstlendi?i anla??l?yor. ‘’Ümmetin lideri’’ onun s?fatlar?ndan biri. Küresel lider olarak tan?mlanmas? da bunu ima ediyor.

Sünni ?slam dünyas?n?n liderli?ine yükselmesi, ona cihadist-terörist örgütlerle i?birli?inin kap?lar?n? ve imkanlar?n? da açt?. Türkiye’de oldu?u gibi Avrupa’daki birçok katliam?n arka plan?nda onun ve ekibinin planlay?c? oldu?unu kan?tlamaya gerek yok, çünkü siyaseti bunu ima ediyor. Ortado?u’dan Avrupa’ya yönelik mülteci ak?n?n? Suriye iç sava??n?n ba?lang?c?ndan beri Türkiye yönetiyor. Bu, politik müzakereleri kendi lehine çevirmek ve kredi koparmak için Erdo?an’?n elinde Avrupa hükümetlerini tehdit eden etkili bir silaha dönü?tü, öyle ki,’’ terör sizi de vurabilir’’ söylemlerinin hemen ard?ndan katliamlar?n gerçekle?mi? olmas? biçiminde kendini gösterdi. Suriye politikas?n?n sosyal temelini ba??ndan beri Suriye’deki ?hvan’?n olu?turdu?u da malum.

Öte yandan, Saray rejiminin, Cemaat’in (FETÖ’nün) özellikle Afrika’da ve Türki cumhuriyetlerdeki ili?kilerini bu ülkelerle ikili anla?malar yaparak devrald??? da bir gerçek. Cemaatin okullar?n? Hüdai Vakf? devrald?. Bu vak?f, özellikle Afrika'da Erdo?an'?n liderli?ini desteklemeye yönelik projeler üretiyor, Erdo?an’?n kendisi de Afrika liderlerini bu projeleri desteklemeye davet ediyor. ?slamc? ideolojiyi yay?lma politikas?n?n bir arac? olarak kullan?yor.

Devlet olarak bu ülkelerin birço?u ile askeri anla?malar yap?ld?. Bunlar?n baz?lar?nda ve di?er ülkelerde askeri üsleri var. (Katar, Sudan, Nijerya, Çad, Somali, Arnavutluk, Azerbaycan, Irak)  Libya'da El-Watiya ve Misrata’da drone ve deniz üssü kurmaya haz?rlan?yor.

??te Türkiye'deki büyük sermaye çevrelerinin, ergenekoncular?n, eski rejim egemenlerinin gördü?ü ?slamc? ideolojinin sermayeye ve devletine yeni yat?r?m ve nüfuz alanlar? açmaktaki etkisidir. Cemaat, ?ngiliz sömürgeci misyonerleri gibi, 70 ülkede Türkçe ö?reten okullar açmakla öncü rol oynam?? ve bu çerçevede ekonomik ili?kiler geli?tirmi?ti. ‘90’l? y?llar?n sonu ikibinlerin ba??nda devletin zirvesi ve sermaye çevreleri bunu alk??l?yordu.

Aç?kt?r ki, emperyalist siyaset o günlerden bu yana geli?tirilen bir devlet politikas?d?r.

özgen4

Dikkat edilirse, Suriye’nin kuzeyinin i?gal edilmesi ve orada sömürgeci bir ilhak politikas?n?n hayata geçirilmesi ittifak sisteminin geli?tirilmesinin ba?lamas?ndan sonra gerçekle?ti.

Kürt hareketine kar?? tasfiyeci politika da bundan sonra ad?m ad?m geli?ti. Tek-adam yönetimine dayal? Cumhurba?kanl??? Hükümet Sistemi’ne yol verilmesi de emperyalist siyasetin ihtiyaç duydu?u daha da merkezile?mi? bir idari yap?n?n gere?idir. Böyle bir siyaset izleyen bir devletin fa?izmi bir yönetim biçimi olarak geli?tirmesi anla??l?r olmal?d?r. Bütün kaynaklar? sermaye s?n?f?na, özellikle onun en sald?rgan fraksiyonu ?slami sermayeye aktarmakla yetinmeyip ?imdi de k?dem tazminat?na göz koymas? ancak emekçi s?n?flar üzerinde do?rudan devlet ?iddeti uygulamakla, fa?ist devlet biçimi ile olur.

?lerici ve seküler Kürt hareketi, bu emperyalist siyasetin önündeki en büyük engeldir. HDP’nin sosyalistlerin önemli bir bölümüyle ittifak siyasetinin geli?ti?i zemin olarak belirmesi ve 7 Haziran Seçimleri’nde yüzde-13 oy almas? zaten bir tehdit olarak alg?lanm??t?. Bu ittifak, gerçekten bir halk demokrasisi ?eklini almas? halinde daha büyük bir tehlike arz edecektir. O nedenle tasfiyesi sürdürülmektedir. Demokratik Toplum Kongresi’ne yönelik operasyon bu tasfiyenin en son halkas?d?r. Dolay?s?yla, erken ya da zaman?nda seçimler gündeme geldi?inde HDP’nin seçime girmesinin engellenmesi güçlü bir ihtimal olarak görülmelidir. HDP’nin kapat?lma kampanyas?n? Ayd?nl?k ve Vatan Partisi üstlenmi? bulunuyor. Bunu öncelikle bir Ergenekon talebi olarak de?erlendirmek gerekir.

?imdi bu tasfiye, yukar?da de?indi?imiz gibi, genel olarak toplumsal ve siyasal muhalefetin tasfiyesi ile birle?tiriliyor. Ve bu birle?tirme bir yandan da özellikle Millet ?ttifak? üzerinde, demoklesin k?l?c? olarak tutulmaktad?r. Ya emperyalist siyasetin yan?nda olursunuz (ak?ll?, millici muhalefet) ya da tasfiye olursunuz. Dolay?s?yla Millet ?ttifak?’n?n da??lmas? ihtimal dahilindedir. CHP yönetiminin yeni jeopolitik stratejiye kar?? tav?r almak yerine z?mnen onay vermesi, böylece rejimi y?kmaya yönelik bir strateji izlemek yerine ona muhalefet etmesi (majestelerinin muhalefeti anlam?nda) bu ihtimali kuvvetlendiren etkenlerden biridir.  ?yi Parti zaten Erdo?an’a kar?? aç?k kap? siyaseti izlemektedir. Devlet Bahçeli'nin sa?l?k durumu, bu haliyle ittifaka oy da kaybettiriyor olmas? (2), Mart 2021’deki kongrede yeniden genel ba?kanl??a aday olmamas?n? ve neticede ?yi Parti ile MHP’nin, Ak?ener'in liderli?inde yeniden birle?mesini gündeme getirebilir.

Bu emperyalist siyasetin, sava? harcamalar?n?n bütçeyi, Merkez Bankas?’n?n yedek akçelerini bitirdi?i malum. SWAP anla?malar?, halktan toplanan paralar,  yard?m kampanyalar?n?n ‘’kay?p’’ paralar?, zamlar, cezalar. Her ?ey büyük ölçüde silahlanmaya, askeri sanayiinin geli?tirilmesine, Suriye’de ve Libya’daki paral? askerlere, Kuzey Suriye'deki sömürgeci yap?lanmaya gitmektedir.

Enerji ve in?aat ?irketlerinin ç?karlar?n? temsil eden rejimin, kaderini neredeyse Libya’daki petrol ve do?al gaz kaynaklar?n?n denetimini elde etmeye ba?lamas?, Türkiye taraf?ndan hem Afrika boynuzundan hem kuzeyden ku?at?ld???n? dü?ünen ve Fransa’n?n k??k?rtt??? M?s?r’?n ordusunu teyakkuza geçirmesinden de anla??laca?? gibi, sava? riskini art?rmaktad?r.

Görev bu emperyalist siyasetin kar??s?na geçi? program? mant???na dayal? devrimci bir siyaset koymakt?r.

---------------------------------------------------------------

(1) Özellikle Immanuel Wallerstein, Randall Collins için bkz: Kapitalizmin Gelece?i Var m?? (Metis 2013); Ça?dönümü ve Olas?l?klar (Bilim ve Ütopya, 1994), Küreselle?me ve Devrim (K?z?lc?k Sosyalist Dergi, 2001), Devrim ve Kar??-Devrim (K?z?lc?k SD, 2003 --www.k?z?lc?k.org)  ba?l?kl? yaz?larda, burjuva uygarl???n bir krizde oldu?unu, kapitalist sistemin kendini-yeniden üretme potansiyellerinin s?n?r?na geldi?ini; özellikle kullan?m de?eri-de?i?im de?eri aras?ndaki ili?ki ba?lam?nda çözülme-ba?kala??m ya?ad???n? anlatmaya çal??t?m.

(2)  S?k s?k neredeyse haftada bir anket yap?lmas?ndan huylanmak gerekir. Bunun bir nedeni bu alg?y? yaratmak da olabilir. Anketlere AKP’nin dü?ük yo?unlukta, MHP yönetiminin ise sert tepki vermesi, dikkat çekicidir.

Yazarın Dİğer Yazıları

  1. Faşizm ve İç Savaş
    Faşizm ve İç Savaş
    30 Haziran 2022
    Erdoğan- Bahçeli ikilisinin ya da Cumhur ittifakının ülkede iç savaşı da göze alan bir politika izledikleri bugün daha net görünüyor. Emareler, eğilimler daha belirgin. Elbette ki iç savaş iki karşıt…
  2. Devrimci durum ve Emek Cephesi
    Devrimci siyaset kurulu düzen içinde ‘’daha iyi bir toplum’’ mücadelesi yürütmek değildir. Böyle görüldüğünde mücadele ve siyaset rutin bir prosedüre ya da protestoculuğa indirgenmiş olur. Devrimci siyaset verili olanı daha…
  3. Kurucu Meclis, Halk ittifakı ve HDP
    Bugün bizde 2001’in Arjantin durumu yok; mafyala?m?? fa?ist bir rejim var. Bu nedenle, böyle bir otokratik rejimin cenderesindeki bir ülkede Kurucu Meclis, sadece bir anayasa yap?m yöntemi olamaz. Ülkenin ve…
  4. Mihri Belli’den kalan: Devrimin güncelliği
    ''Geçmişin devrimcilerini, sosyalist eylemcilerini, sadece yaşamlarını devrime adadıkları için değil, örnek mücadeleleri ve harekete düşünsel ve pratik katkıları ile de değerlendirmeli ve anmalıyız. Bu, öncelikle, onların pratiklerini eleştirel süzgeçten geçirerek…
  5. Güzel bir insan, kararlı bir devrimci: Şaban Ormanlar
    Şaban Ormanlar entelektüel birikimi olan, demokrasi ve sosyalizm mücadelesinde özverili katkıları kadar marksist hareketteki teorik tartışmaları da takip eden onurlu, dürüst bir insan ve kararlı bir komünistti. Onu ilkin TRT…
  6. Faşist MHP Kapatılmalıdır!
    Bu partinin mafya liderleri ile, eski kontrgerilla artıkları ve Susurluk çetesi ile iç içe geçtiği, dolayısıyla, hem insanlığa karşı, hem de mafyatik suçların ODAĞI olduğu görünen bir gerçek. Peki, bunlar…
  7. Finale  Doğru
    Finale Doğru
    26 Nisan 2021
    Biliyorsunuz iktidarın, içeriği artık ayan beyan olan 2023 hedefi var.. Cumhuriyeti 100. cü yılında ilga edip onun yerine otokratik islamcı bir devletin ilan edilmesi. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ya da tek-adam…
  8. Yeni-Osmanlı Galaksi İmparatorluğu:)
    Kainatın efendisine naçizane teklifimiz şudur ki, Aya gidecek ilk kafile, Hz. Nuh’un kendisine inanmayarak gemiye binmeyen oğlunu ikna etmek için ‘’cep telefonu ile görüştüğünü’’ ortaya koyan İÜ Deniz Bilimleri Fakültesi…
  9. Seçimler Amerikan toplumundaki yarılmayı açığa çıkardı
    Pensilvanya’daki seçimleri önde bitirmesiyle 20 delege daha kazanması kesinleşen Biden, 46. ABD başkanı olarak anılmaya başlandı bile. Şimdiki tartışma, Trump’ın White House’tan nasıl çıkartılacağı üzerine. Bilindiği gibi, 65 milyonu aşkın…
  10. Egemen paradigmanın içindeki ‘Muhalefet’
    Öznel müdahalenin öncelikle yönelmesi gereken hedeflerden biri, bütün hareketlerde, ama özellikle emek hareketinde emekçi demokrasisini (proleter demokrasiyi) örgütlemek yerine kendi grupsal iktidarını örgütleme anlayışıdır. Bunun devrimci Marksizmle bir alakası yoktur.…
  11. Dayanışma
    Dayanışma
    21 Mayıs 2020
    Sosyalist politika, geleceği bugüne izdüşüren bir yaklaşımla hareket eder. Bir başka deyişle onun temeli, alternatif bir toplumsal ilişki biçimini geliştirmektir. Bu ilişki biçimi, egemen ilişki tarzına karşıt alternatif nüve olarak…
  12. AKP-MHP’li vekiller deyyusların ‘siyasi’ temsilcileri mi?
    Bu iktidara kar?? direni? anayasal bir hakt?r ve me?rudur. Ait oldu?u yere, tarihin çöplü?üne gönderilmesi ya?amsal oldu?u kadar art?k ahlaki bir sorundur. Fezlekesini yazman?n zaman? çoktan geçti bile.. ?nfaz yasas? koronavirüse…
  13. Cumhuriyeti mi, tasfiyesini mi kutluyorsunuz!
    Zira Cumhuriyetin ilkeleri, başta laik sistem, onun birincil uygulama alanı eğitimin akla ve bilime dayalı temelleri yok edilmiş durumda. Devlet aygıtları islamileştirilmiş, cumhuriyet ordusu, Son Suriye harekatının da gösterdiği gibi,…
  14. Marksist Devrimci olarak Mihri Belli
    16 Ağustos 2011'de aramızdan ayrılan Mihri Belli'yi, devrimci eylemin önde gelen simalarından ve önderlerinden biri olarak anıyoruz.. Aşağıdaki yazı O'nun yoldaşlarından Mehmet Özgen'e ait. Özgen, bu yazıyı Mihri Belli'nin ardından 2012…
  15. Cumhur ittifakı değil Cürüm ittifakı
    Demokrasiye, özgürle?meye en çok ihtiyac? olanlar, elbetteki emekçi s?n?f ve katmanlard?r, kad?nlard?r.. Bu nedenle, Emek ve Kad?n Cephesi, anti-fa?ist mücadelenin, kürt halk?n?n da taleplerini kapsayan demokratik cumhuriyet mücadelesinin itici gücü olarak…
  16. İkili kriz: hem iktidar hem muhalefet
    Ortada giderek gerçekli?i su yüzüne ç?kmakta olan bir iktisadi kriz olmas?na, bunun da diktatörlü?ü beka endi?esine sürüklemesine ve toplumun her türlü hile ve bask?ya ra?men direncini sürdürüyor olmas?na kar??n, muhalefet…
  17. Diktatörlüğün Sonbaharı
    ‘Ekmek bulamıyorlarsa, pasta yesinler!’ -Bu söz, Marie Antoinette tarafından, Paris'te ekmek kıtlığının doruğa ulaştığı esnada, kocası XVI. Louis ile birlikte kral ve kraliçe olarak Fransız tahtına geçtikleri taç giyme töreninde söylendi.…
  18. Türkiye yol Ayrımında
    Türkiye yol Ayrımında
    2 Mayıs 2018
    Kritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık deneyimlerini kesintiye uğratacak ya da toplum, içine hapsedildiği cendereyi patlatarak özgürlükçü bir paradigmanın ufkuna açılan olanaklı alternatifleri yeşerten…

ANALİZ

ANALİZFaşizm ve İç Savaş

Faşizm ve İç SavaşErdoğan- Bahçeli ikilisinin ya da Cumhur ittifakının ülkede iç savaşı da göze…