Güzel bir insan, kararlı bir devrimci: Şaban Ormanlar

Mehmet Özgen

13 Temmuz 2021
Güzel bir insan, kararlı bir devrimci: Şaban Ormanlar

Şaban Ormanlar entelektüel birikimi olan, demokrasi ve sosyalizm mücadelesinde özverili katkıları kadar marksist hareketteki teorik tartışmaları da takip eden onurlu, dürüst bir insan ve kararlı bir komünistti.

Onu ilkin TRT televizyonundan hatırlıyorum. TMMOB Mimarlar Odası başkanı olarak açıklamalarından.  Mesleki sorunları arasında, toplumsal sorumluluk bilinciyle 12 mart rejimini de eleştiren açıklamalardı bunlar. O günlerde çok farkında değildim bu eleştirilerin karşı çıkıştan öte taşıdığı ağırlığın. Sonradan Nuran Abla (Akşit), ‘’Şaban’ın konuşmaları, hepimize moral ve güç veriyordu’’ dediğinde önemini daha iyi anladım..

Şaban Ormanlar, Mimarlar Odası Başkanlığını 1972’den 1975’e kadar sürdürdürdü. 1974’ten sonra Sultanahmetteki Emekçi bürosunda tanışacak, 1951 tevkifatında içeri alınan, 3 yıl hapis yattıktan sonra sürgüne gönderilen eski bir komünist olduğunu öğrenecektim.. 

1975’de Türkiye emekçi Partisi’nin kurucuları arasında yer aldı. Partinin genel sekreterliğini üstlendi. O sıra partiye katılmamıştım. Kuruluştan kısa  bir süre sonra, partide ayrılık yaşandı. Gençlik mücadelesi içinde kaldım. Bu süre içinde ayrılanlarla birlikteydim. 1976’da tekrar partiye döndüm. Anadolu yakasında örgütlenmeyi üstlendim. Bu sıralarda Şaban Abi Kartal’daki toplantılarımıza katılmaya başladı. Meğerse Pendik-Güzelyalı’da yakın komşuymuşuz. 

Şerif Tekben, Köy Enstitülerinin öncülerinden. Bizim evin elli metre aşağısında, deniz kenarında evi* vardı. Bazen bu evin yanındaki küçük iskeleden denize bakarken küçük teknesiyle onun yaklaştığını görürdüm. Uzunca kır saçları, güneş yanığı yüzüyle bana Hemingway’in İhtiyar Adamını** hatırlatıyordu. Şerif Tekben kim? Diyarbakır-Dicle, Malatya-Akçadağ Köy Enstitülerinin kurucularından ve sonrada Akçadağ Enstitüsünün müdürü. Daha sonra İsmail Hakkı Tonguç ve diğer arkadaşlarıyla birlikte Köy Enstitülerinden uzaklaştırılan bir sosyalist. Kızı Günnur Ormanlar’la birlikte 1965 seçimlerinde, Kurtuluş-Nasırlı Eller Meclise adlı gazeteyi, üstelik kendi evinde çıkarıp Anadolu’ya dağıtımını sağlamış, Her sayısı 50 bin basılan TİP’in köye giden bir yayınıydı.. Fakat MDD’ci oldukları için tasfiye edilecekti.

İşte bu Şerif Tekben Şaban Abinin kayınpederi, Günnur Ablanın babasıydı. Onu da tanımış oldum.

Ormanlar, 1940'lı yılların ikinci yarısında İstanbul Yüksek Tahsil Gençlik Derneği'nin (İYTGD) ve Hür Gençlik dergisinin faaliyetlerine katıldı. İYTGD'nin, sol hareketin tarihinde seçkin bir yeri var. Harçlar kampanyası, Nâzım Hikmet'in kurtuluşu için açlık grevi gibi eylemlerle ses getirmişlerdi. Laleli Çiçek Palas'ta düzenledikleri toplantının polis tarafından basılması, küçük bir derneği demokrasi mücadelesi tarihinde önemli bir konuma getirmişti. 1951 TKP davasından Şefik Hüsnü, Reşat Fuat Baraner, Mihri Belli, Sevim Belli, Şevki Akşit’le birlikte tutuklandığında Şaban Ormanlar Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Yüksek Mimarlık Bölümü'nün son yılına gelmişti. Okulu ancak 7 yıl aradan sonra gelmiş olduğu son sınıfı en iyi dereceyle bitirecekti.

Sultanahmet Cezaevi- Sağ-alt sıranın başında

Sakin görünüşlü, sabırlı, karşısındaki dinleyen, lafın gelişi anlamında değil, gerçekten dinleyen, eskilerin efendi dediği kibar, nazik bir adamdı. Bütün bu özellikleri aslında mütevazi kişiliğinin yansımasıydı da. Ve ama ilkeli ve kararlı bir devrimciydi. Saygı uyandıran bu özellikleriye, gençleri anlayan, dinleyen, ciddiye alan biri izlenimi bırakmıştı bende. Bu yüzden Parti içinde ciddi meseleler olduğunda önce onunla konuşmayı tercih ederdim. Mihri Abi ile konuştuğumuzda, sonuçta birbirimizi anlasak da, tartışmanın bir gerilim an’ından geçmesi neredeyse kaçınılmazdı. Gerilimi azaltan ve iletişimi mümkün kılan Şaban Abinin tartışmaya müdahalesi olurdu. 

(Reşat Fuat Baraner cenazesi_13 Ağustos 1968. Sagdan sola Hikmet Kıvılcımlı, Bulgar göçmeni bir komünist, Suat Şükrü Kundakçı, Şaban Ormanlar ve Mihri Belli)

Çoğu tartışmada, lafa öyle girerdi ki, söylemek istediğiniz şeyin onun anlatımında kamil bir ifadeye kavuştuğunu görürdünüz. Ortam sakinleşirdi. Mihri Abinin onu çok ciddiye aldığını, önemsediğini bu tartışmalarda farkettim.

1979 sonunda hareket içinde bir çok sorun çıkmıştı. 

Ülkede sıkıyönetim vardı. Buna rağmen katliamlar, siyasi cinayetler artarak sürüyordu. Can güvenliği yoktu. Adı konulmamış bir iç savaş yaşıyorduk. Bazı arkadaşlarla bu işin böyle gidemeyeceğini ifade etmeye başladık.  Bir broşür yazmayı üstlendim. Üzerinde anlaştıktan sonra bu broşürü öncelikle Şaban Abiye verdim. Burada ifade ettiğimiz görüşleri tartışmak istiyoruz dedim. Tartışmanın sağlıklı bir şekilde gerçekleşmesinde onun belirleyici bir rolü olmuştu.

Şaban Ormanlar entelektüel birikimi olan, demokrasi ve sosyalizm mücadelesinde özverili katkıları kadar marksist hareketteki teorik tartışmaları da takip eden onurlu, dürüst bir insan ve kararlı bir komünistti.. 1991 de hapisten çıkıp yeniden Güzelyalı’daki Şerif Amcanın*** evinde buluştuğumuzda, Birikim dergisinde 2 sayı yayınlanan Sosyalist Örgütlenmenin Teorik Öncülleri’ başlıklı çalışmamı okuduğunu ve iyi bir ‘’marksizm savunması’’ olduğunu söyledi. Bu övgüsü beni onurlandırdığı kadar şaşırtmıştı da. Çünkü bazı arkadaşlar yazıya istinaden ‘’Sen Troçkist olmuşsun’’ şeklinde tepki göstermişlerdi. Şaban Abi onlardan daha eski kuşağın temsilcilerinden olmasına karşın farklı bir tutum ortaya koyuyordu.

Vedat Türkali’nin 1951 tevkifatından sonraki cezaevindeki bir anısını şöyle anlatıyor:

‘’Harbiye Cezaevi’ndeyiz, komünayı yasakladılar. Askerler cezaevi yönetiminde ustalaşmamıştı daha. 12 Eylül’den sonra Diyarbakır Cezaevi’nde Kürtlere uygulanan yönetim yanında çok çocukça sayılırdı. Bakın o günlere ait bir olay anlatayım:

Mutfağı kapatmışlar büyük kazanlara el koyuyorlar. Şaban Ormanlar diye ufak tefek bir mimarlık öğrencisi var. Binbaşı ile Yüzbaşı gelip Mutfağa girdiler. Bir kocaman bakır kazana el koydular. O bizim minicik Şaban dikildi karşılarına; “Bunu alamazsınız!” dedi. İçimden gülmek geldi doğrusu. Çocuğu şöyle iteleseler kazana düşecek! Subaylar duraladı; Niye alamazmışız? Şaban dimdik; “Sorumlu olursunuz!” dedi. Gülmekten güç tutuyorum kendimi. Ama ne oldu biliyor musunuz? Binbaşı ile Yüzbaşı bir köşeye çekilip kısa bir fiskostan sonra dönüp kös kös çekip gittiler. Evet, sorumlu olmaktan korkmuş kazanı alamamışlardı. Genç öldü ünlü mimar Şaban Ormanlar. Tarihin onurlu ışıklarında yaşasın!’’

24 haziran 2007’de, bir hafta önce kaybettiğimiz Hamza Özkan’ın anısına bir araya gelmiştik. Şaban Abi, Mihri Abi, Sevim Abla ve diğer arkadaşlar. Ertesi gün ben de ülkeden ayrılacaktım.  O gece, Şaban Ağabeyin o aydınlık, epeydir göremediğim sevecen yüzü yeniden tazelenmişti zihnimde ve o tazelikte kucaklaşarak ayrılmıştım. 3 hafta sonra 14 temmuz 2007’de aramızdan ayrıldığını haber aldım.. Ve ilk kez geldiğim bir ülkenin, bütün ayrılıkların hüznüyle yürüdüm hiç bilmediğim sokaklarında. Hüznün en koyusu, onurlu, dürüst, kararlı sıfatlarını hakkıyla temsil eden bir devrimciyi, yoldaşı yolculayamamaktı. 

O buluşma bir veda gecesi sıfatını kazanacakmış meğer..

Özlemle ve saygıyla anıyorum..

Tarihin onurlu ışıklarında yaşayacak’.

------------------------------------------

https://odatv4.com/vedat-turkali-son-romanini-kime-adayacak-0502131200.html

*İmece yoluyla ve emekli ikramiyesi ile yapılan bu evin mimarı da Şaban Ormanlar’dı.

** Ernest Hemingway’in İhtiyar Adam ve Deniz adlı romanındaki Kübalı balıkçı Santiago.

***Şerif Tekben 1983’te vefat etmişti.

 

Yazarın Dİğer Yazıları

  1. Faşizm ve İç Savaş
    Faşizm ve İç Savaş
    30 Haziran 2022
    Erdoğan- Bahçeli ikilisinin ya da Cumhur ittifakının ülkede iç savaşı da göze alan bir politika izledikleri bugün daha net görünüyor. Emareler, eğilimler daha belirgin. Elbette ki iç savaş iki karşıt…
  2. Devrimci durum ve Emek Cephesi
    Devrimci siyaset kurulu düzen içinde ‘’daha iyi bir toplum’’ mücadelesi yürütmek değildir. Böyle görüldüğünde mücadele ve siyaset rutin bir prosedüre ya da protestoculuğa indirgenmiş olur. Devrimci siyaset verili olanı daha…
  3. Kurucu Meclis, Halk ittifakı ve HDP
    Bugün bizde 2001’in Arjantin durumu yok; mafyala?m?? fa?ist bir rejim var. Bu nedenle, böyle bir otokratik rejimin cenderesindeki bir ülkede Kurucu Meclis, sadece bir anayasa yap?m yöntemi olamaz. Ülkenin ve…
  4. Mihri Belli’den kalan: Devrimin güncelliği
    ''Geçmişin devrimcilerini, sosyalist eylemcilerini, sadece yaşamlarını devrime adadıkları için değil, örnek mücadeleleri ve harekete düşünsel ve pratik katkıları ile de değerlendirmeli ve anmalıyız. Bu, öncelikle, onların pratiklerini eleştirel süzgeçten geçirerek…
  5. Faşist MHP Kapatılmalıdır!
    Bu partinin mafya liderleri ile, eski kontrgerilla artıkları ve Susurluk çetesi ile iç içe geçtiği, dolayısıyla, hem insanlığa karşı, hem de mafyatik suçların ODAĞI olduğu görünen bir gerçek. Peki, bunlar…
  6. Finale  Doğru
    Finale Doğru
    26 Nisan 2021
    Biliyorsunuz iktidarın, içeriği artık ayan beyan olan 2023 hedefi var.. Cumhuriyeti 100. cü yılında ilga edip onun yerine otokratik islamcı bir devletin ilan edilmesi. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ya da tek-adam…
  7. Yeni-Osmanlı Galaksi İmparatorluğu:)
    Kainatın efendisine naçizane teklifimiz şudur ki, Aya gidecek ilk kafile, Hz. Nuh’un kendisine inanmayarak gemiye binmeyen oğlunu ikna etmek için ‘’cep telefonu ile görüştüğünü’’ ortaya koyan İÜ Deniz Bilimleri Fakültesi…
  8. Seçimler Amerikan toplumundaki yarılmayı açığa çıkardı
    Pensilvanya’daki seçimleri önde bitirmesiyle 20 delege daha kazanması kesinleşen Biden, 46. ABD başkanı olarak anılmaya başlandı bile. Şimdiki tartışma, Trump’ın White House’tan nasıl çıkartılacağı üzerine. Bilindiği gibi, 65 milyonu aşkın…
  9. Egemen paradigmanın içindeki ‘Muhalefet’
    Öznel müdahalenin öncelikle yönelmesi gereken hedeflerden biri, bütün hareketlerde, ama özellikle emek hareketinde emekçi demokrasisini (proleter demokrasiyi) örgütlemek yerine kendi grupsal iktidarını örgütleme anlayışıdır. Bunun devrimci Marksizmle bir alakası yoktur.…
  10. Devletin emperyalist siyaseti, faşizm ve Kürt sorunu
    Krizin görüngülerinden biri ABD hegemonyas?n?n çökmekte olu?u. Büyük ihtimalle hegemonya krizi çoklu seçeneklerle uzun süre devam edecek. Bu seçenekler ?imdilik Çin, Rusya, Hindistan olarak görünüyor. Bölgesel hegemonya mücadelesi içinde olanlar…
  11. Dayanışma
    Dayanışma
    21 Mayıs 2020
    Sosyalist politika, geleceği bugüne izdüşüren bir yaklaşımla hareket eder. Bir başka deyişle onun temeli, alternatif bir toplumsal ilişki biçimini geliştirmektir. Bu ilişki biçimi, egemen ilişki tarzına karşıt alternatif nüve olarak…
  12. AKP-MHP’li vekiller deyyusların ‘siyasi’ temsilcileri mi?
    Bu iktidara kar?? direni? anayasal bir hakt?r ve me?rudur. Ait oldu?u yere, tarihin çöplü?üne gönderilmesi ya?amsal oldu?u kadar art?k ahlaki bir sorundur. Fezlekesini yazman?n zaman? çoktan geçti bile.. ?nfaz yasas? koronavirüse…
  13. Cumhuriyeti mi, tasfiyesini mi kutluyorsunuz!
    Zira Cumhuriyetin ilkeleri, başta laik sistem, onun birincil uygulama alanı eğitimin akla ve bilime dayalı temelleri yok edilmiş durumda. Devlet aygıtları islamileştirilmiş, cumhuriyet ordusu, Son Suriye harekatının da gösterdiği gibi,…
  14. Marksist Devrimci olarak Mihri Belli
    16 Ağustos 2011'de aramızdan ayrılan Mihri Belli'yi, devrimci eylemin önde gelen simalarından ve önderlerinden biri olarak anıyoruz.. Aşağıdaki yazı O'nun yoldaşlarından Mehmet Özgen'e ait. Özgen, bu yazıyı Mihri Belli'nin ardından 2012…
  15. Cumhur ittifakı değil Cürüm ittifakı
    Demokrasiye, özgürle?meye en çok ihtiyac? olanlar, elbetteki emekçi s?n?f ve katmanlard?r, kad?nlard?r.. Bu nedenle, Emek ve Kad?n Cephesi, anti-fa?ist mücadelenin, kürt halk?n?n da taleplerini kapsayan demokratik cumhuriyet mücadelesinin itici gücü olarak…
  16. İkili kriz: hem iktidar hem muhalefet
    Ortada giderek gerçekli?i su yüzüne ç?kmakta olan bir iktisadi kriz olmas?na, bunun da diktatörlü?ü beka endi?esine sürüklemesine ve toplumun her türlü hile ve bask?ya ra?men direncini sürdürüyor olmas?na kar??n, muhalefet…
  17. Diktatörlüğün Sonbaharı
    ‘Ekmek bulamıyorlarsa, pasta yesinler!’ -Bu söz, Marie Antoinette tarafından, Paris'te ekmek kıtlığının doruğa ulaştığı esnada, kocası XVI. Louis ile birlikte kral ve kraliçe olarak Fransız tahtına geçtikleri taç giyme töreninde söylendi.…
  18. Türkiye yol Ayrımında
    Türkiye yol Ayrımında
    2 Mayıs 2018
    Kritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık deneyimlerini kesintiye uğratacak ya da toplum, içine hapsedildiği cendereyi patlatarak özgürlükçü bir paradigmanın ufkuna açılan olanaklı alternatifleri yeşerten…

ANALİZ

ANALİZFaşizm ve İç Savaş

Faşizm ve İç SavaşErdoğan- Bahçeli ikilisinin ya da Cumhur ittifakının ülkede iç savaşı da göze…