Sen Ne Çektin Be Havva

Gamze Şimşek

26 Ocak 2022
Sen Ne Çektin Be Havva

Sen ne çektin be Havva… Canın çekti bir elma yedin. Sonra Âdem’e de ikram ettin. Âdem de hayır demeyip yedi. Üstüne kovuldun cennetten ama ikramiye sana kaldı, o gün bir tu kaka ilan edildin ki, sorma. Sade sen olsan hadi bir nebze, senden sonra gelen tüm kadın cinsi “Havva’nın iblis torunları” diye etiketlendiler. Ya neyse.

Son zamanların herkes tarafından izlenen programları var. İlk aklıma gelenler Armağan Çağlayan’ın “Gör Beni” adlı programı diğeri ise Gökhan Çınar’ın “Katarsis” adlı programı. Şimdi Havva çıksa gelse Armağan’ın programına ve her zamanki gibi başlasa Armağan Çağlayan. “Havva Hanım, sadece kendi merak ettiklerimi soruyorum” diye, hoş muhtemelen bu merak edilenler herkesin ortak merakları olacaktır diye düşünüyorum. Dese mesela “Havva hanım siz o gün elmayı ısırdıktan sonra, bu ısırığa Âdem’i zorla mı ortak ettiniz? Ya da Havva Hanım siz cennetten kovulduktan sonra, bu kovulmayı size mal edenler karşısında nasıl bir tutum izlediniz? Sonra Katarsis programında, kırmızı koltukta izlesek Havva’yı bir de. Gökhan Bey her zamanki sakin sesiyle başlasa, Havva Hanım sizin hakkınızda her dönem yazılmış olan olumsuz yazılar var, siz bu yazılar karşısında ne demek istersiniz? Havva anlatırken düşüncelerini programa bir telefon gelse mesela, hoş programın formatında böyle bir şey yok ama geldi diyelim. Telefondaki kişi gayet sitemkâr bir sesle yanılıyorsunuz, cumhurbaşkanımız Sezen Aksu’nun yazdığı şarkı sonrası Havva Anamıza dil uzatanların dilini keseriz, dedi dese, Havva şaşkınlıktan küçük dilini yutar mıydı acaba?
Ee haliyle şaşırırdı her halde kadın. İlk defa birleri Havva’yı korumuştu korumasına ama tabi hemen dank ederdi Havva’ya, “beni yüceltirken siz sözde, cinsimin dilini mi kopartıyorsunuz” derdi her halde. Biz zaten uygulamış olduğunuz cins kırımı politikalarınıza karsı ancak ve ancak kadınlar olarak bir arada mücadele verebiliyoruz, “hayır efendim yüceltmeyin beni”, der miydi? Bunun üzerine psikiyatrist Gökhan, “ama Havva Hanım, dili kopartılmaya çalışılan kişi ‘yetmez ama evetçiymiş’, size yapılanlara karşı yıllardır mücadele halinde olan kesimler dahi, yetmez ama evetçi olduğu için Sezen Aksu’nun bugün başına gelenler karşısında, bunu hak ettiğini düşünüyorlarmış, siz bu konuda ne düşünüyorsunuz” dese, ne derdi Havva acaba?
Açıkçası tanıdığımı düşündüğüm Havva, bu kadar sabit fikirli olmazdı herhalde. Kadıncağız yıllarca uğradığı haksızlıklara karşı mücadele vermiş biri en nihayetinde. E anlardı herhalde Sezen’i, hoş şarkılarını dinleme fırsatı pek olmamıştır ama dinlese severdi de her halde, ya da sevmezdi ama konumuz o değil aslında. Bizim konumuz, yarım asırdır sanatını, özgürlüklerden yana duruşunu izlediğimiz, eserleri ile sınırlarımızı aşan bir beğeni toplamış bir kadın sanatçımızın 12 yıl önceki tavrı değil, şarkı sözlerinden yola çıkarak onun susturulmaya çalışması. Dahası, onun üzerinden tüm muhalif sanatçılara tehditler savrulmasıdır. Nitekim Erdoğan’ın cami konuşmasından sonra kendilerini 15 Temmuz Şehitler ve Gaziler Platformu olarak tanıtanlar, Sezen Aksu hakkında suç duyurusunda bulunduktan hemen sonra, onu savunanların ‘kafalarına, beyinlerine sıkacakları, inlerinde öldürülecekleri’ şeklinde saldırgan, tehditkâr sözler sarf etmişlerdir.
Bizim meselemiz eril zihniyetin sıfatı ne olursa olsun cinsi kendinden olmayanın hemen dilini kopartmaya yeltenebilmesi, bizim meselemiz toplumun bu denli duyarsızlığı ve tıpkı şiddet gören ve katledilen kadınlar sonrası ama’lı cümlelerle konuşan zihinlerin (ama o da o saatte dışarıda olmasaydı, ama o da o kadar açık giyinmeseydi, ama adamın evine de gitmiş canım) Sezen Aksu’ya ülkenin cumhurbaşkanı tarafından uygulanan sözlü şiddet sonrası ama o da oy vermeseymiş canım, ama zaten pek sevmezdim onu ben, ama o da bu konulara girmeseymiş gibi cümlelerle sanki onu kucaklarmış gibi gözükenlerin dahi canını okuması. Bizim konumuz hep bedeller üzerine kurulu. Onu yaparsan bedelini ödersin, hata yapamazsın çünkü devlet erkânı değilsin. Hatayı sadece devlet erkânı yapar, sen değil. Evet, Havva konuyu az çok anladığına göre şunu da ekleyeyim o halde, Sezen Aksu sadece bu ülke için değil, müzik dünyası için önemli bir değerdir ve keşke bu değer bugüne kadar yetmez ama evetçi olduğu için bir öz eleştiride bulunsaydı, ama yapmadı, birçokları gibi...
Havva kırmızı koltuktan kalktığında içini döktüğü için ne kadar mutlu hissederdi bilemiyorum ama kar lap lapa yağıyor şu an“ Karlar Düşer” şarkısı zihnimde dönerken, Akrep Nalan’ın “Ah Sezen Aksu. 2010 referandumunda yüksek sesle ‘Evet’ diyeceğini ifade ederken, bizim gibi ‘Hayır’ diyenlere, ‘İki cihanda da lekelisiniz’ derken bugün seni o lekelilerin koruyacağını nereden bilecektin” diye yazdığını anımsatıyor zihnim. Zihnimdeki şarkıyı mı susturayım yani şimdi.
Her mahallenin bir sayfası var şu sıralar sosyal medyada. Gecen akşam bir kadın cins kedi fotoğrafı koyarak, bu tarz kedileri edinmek istediğini yazmış oraya. Aman Allah’ım vay sen misin cins kedi isteyen, nasıl inansın sen, sokakta bir dolu kedi varken nasıl olur da cins kedi istersin, çocuk doğursan mesela o çocuk kara kuru olsa ben bu çocuğu istemem, ben cins çocuk mu isterim diyeceksin. Daha neler neler anlatamam. Okudum, şaşırdım, şaşırdım okudum. Bu nasıl bir zihniyet Havva, Herkesin her konuda fikri var, herkes en doğruyu kendisi biliyor. Herkes herkesi yerin dibine sokuyor, dil kesmiyorlar belki ama onlar da zihnimizin ipini kesmeye çalışıyorlar.
Tamam Havva tamam, sakin ol. İçin şişti de mi… Dur, dur bitiyor yazı. Ama şunu da diyeyim sana, Ahh be Havva, ne çektin sen ya, alt tarafı bir elma yediniz, yemez olaydın be canını sevdiğim.

Yazarın Dİğer Yazıları

  1. Suçlu bulundu : İç Barışı Tehdit Eden Kadınlar!
    “Ey insanlık dinle ve anla. On ikiye beş kaldı, aç gözünü tetikte ol, hırsız çaldı zamanı. Gel Pazar günü saat üçte, öğren de kurtar canını.” Michael Ende’nin, dinlemeyi bilen küçük…
  2. Kafeslere sığmayan bedenler
    Dürüst olalım, bir gün zayıflarım diye sakladığın o elbisenin içine on yıldır giremiyorsan, ne olur biraz gerçekçi ol ve içine girebileceğin başka bir elbise al da, ruhun da, gardırobunda ferahlasın.…
  3. Savaş, Hafıza ve Toplumsal Cinsiyet
    Dün Sırbistan, Japonya, bugün Rusya ya da yarın herhangi başka bir yer. Ülkeler değişir ama asla değişmeyense eril zihniyetin savaş meydanlarındaki tezahürüdür. Bir bakmışsınız bugün kurban gibi görünen bir ulus,…
  4. Eril Aktörlerin Yitik Kurbanları
    Kadınları namus, ahlak ve sadakat kemerleriyle eve bağlayan Nazilerin erkeklerinin lugatlarında sadakat, sadece birer propaganda aracıymış tabi ki. Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi’nin liderlerinden Heinrich Himmler’in sekreteri Hedwig Potthast ile…
  5. Dünya emekçi kadınlar gününde elleri düşünmek
    Hey sen, oradaki… Ne yapıyorsun ellerinle? Tıkış pıkış bindirildikleri arabada Corona önlemlerine uyulmayıp, maske takılmamasına itiraz ettiği ve bu olayı görüntülemeye çalıştığı için gözünün kör olmasına neden olduğun 60 yasındaki…
  6. Metaverse dünyasında kadınlar ve taciz.
    Gece dışarı çıkma, kalabalıklara karışma, onu bunu giyme derken şimdi de sanal âlemde kimliğini gizle. Peki, ama neden? Kadınlar bin yıllardan beri kendilerine reva görülen sessizlik ve toplumun dışında tutulmayla…
  7. Başarılı kadınların enselerinde vızıldayan erkekler
    Tamer Karadağlı Türkiyeli izleyiciler tarafından kültürel kodlarımızın bir tezahürü olan taş fırın erkeği tiplemesi ile akıllarda kalmış bir sanatçıdır.  Yaşanan böylesi bir olayda,  taş fırın erkek kimliğinden soyunup sanatçı kimliğine…
  8. Özgürlüğe Pedallayın Kadınlar!
    Sufrajetlerin önemli ismi Susan Anthony: “Bisikleti yönetmeyi başaran bir kadın, hayatı da yönetmeyi başaracaktır” sözü ile kadınların bisiklet mücadelelerine verdiği destek ile güç katmış ve  “Dünyadaki kadınların eşit haklara ulaşması…
  9. Kadın Katillerini Yetiştiren Kim?
    Her gün en az 3 kadının öldürüldüğü, kadın katillerinin korunduğu, kadınların yaşam haklarını savunmak için kuş misali çırpındıkları bir ülkede yukarıdaki sözleri söyleyenin bir kadın olmamasını çok isterdim ama gene…
  10. Kadınların Sahnesi Yeni Başlıyor
    Son zamanlarda tüm dünya kadınlarını da içine alarak belki, ama en çok da kendi ülkemin kadınlarını düşününce görüyorum ki, hep kanlı oyunların başrolünü oynamak biz kadınlara düşüyor. Ve maalesef ki,…
  11. Makbul Analık Sorgusu
    Makbul Analık Sorgusu
    9 Şubat 2021
    Aile yapısının sağlamlığının göstergesi, AKP hükümetinin 2012-2019 yılları arasında %1400 artış göstermiş olan kadın cinayetleri midir? Evlenme oranları azalırken, boşanma sayılarının her geçen gün hızla artış göstermesi midir? Yoksa, aile…
  12. Bir Sonra Katledilecek Kadın Ya Sen İsen?
    Evet, bir sonrakinin sen olma olasılığı çok yüksek, senin olası katilinin de bir kravat, iki pişmanlıkla davasının en kısa sürede kapanması da çok olası. Velev ki, katledilen sen olmasan dahi,…
  13. Taciziniz Batsın
    Taciziniz Batsın
    12 Aralık 2020
    Kadınlar katlediliyor, “acaba ne yaptı da adam onu öldürdü?” diyorlar, kadınlar taciz ediliyorlar, tacizcileri“e sen de böyle elbise giymeseydin“ diyor, kadınlar tacizcilerini açıklıyor. Tacizciler çıkıp özür diliyor, ''e adam özür…
  14. Melek Kobra, Tiyatronun Unutulmuş Kadınlarından
    Eril sistemin eril tarih yazını pek sevmez, yaşadığı dönemde bin bir türlü zorluğa rağmen başarı göstererek tarihe adını yazdırmış kadınları gelecek nesillerle buluşturmayı. İşte Melek de onlardan biri. Hayatının bir…
  15. Bazı Kelebekler Ölümsüzdür; Mirabel Kardeşler
    1981’de Dominik’te toplanan Latin Amerika Kadın Kurultayı’nda Mirabel Kardeşlerin katledildiği gün olan 25 Kasım, Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü olarak kabul edilir. Mirabel kardeşlerin hikâyesi çok kişi tarafından biliniyordur…

ANALİZ

ANALİZFaşizm ve İç Savaş

Faşizm ve İç SavaşErdoğan- Bahçeli ikilisinin ya da Cumhur ittifakının ülkede iç savaşı da göze…